ABD-İsrail-İran savaşı 23. gününde: THAAD ve füze savunma sistemlerindeki zafiyetler neler?
Orta Doğu'da savaşın 23. gününde gözler yalnızca cephedeki çatışmalara değil, yıllardır "kusursuz" olarak sunulan hava savunma sistemlerine çevrildi. ABD'nin İsrail'i korumak için konuşlandırdığı THAAD sistemi yeniden gündemdeyken, hem teknik kapasitesi hem de ortaya çıkan zafiyetler dikkat çekiyor. A Haber canlı yayınında yapılan değerlendirmeler, bu sistemlerin mutlak koruma sağlamadığına işaret etti.

Canlı yayında değerlendirmelerde bulunan İsmail Ermağan, savaşın artık farklı bir boyuta geçtiğine dikkat çekerek, "23 gündür devam eden bu süreçte taraflar ciddi kayıplar yaşadı ve artık karşılıklı yıpratma savaşı daha sert bir aşamaya evriliyor" sözleriyle mevcut tabloyu özetledi.

İran'ın son misillemeleriyle birlikte özellikle İsrail'in hava savunma sistemlerinin etkinliği yeniden gündeme gelirken, "İsrail'in daha önce bu ölçekte saldırılarla karşılaşmadığını görüyoruz. Bu da savunma sistemlerinin sınandığı bir süreç oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

THAAD SİSTEMİ NEDİR, NERELERDE KULLANILIYOR?
ABD tarafından geliştirilen THAAD (Terminal High Altitude Area Defense) sistemi, balistik füzeleri atmosferin üst katmanlarında imha etmeyi amaçlayan ileri teknoloji bir hava savunma sistemi olarak biliniyor.
- ABD ordusu tarafından aktif olarak kullanılıyor
- Körfez ülkelerinde (özellikle Suudi Arabistan ve BAE) konuşlandırıldı
- Güney Kore'de konuşlu sistemler bulunuyor
- NATO'nun füze savunma mimarisinde önemli rol oynuyor
Yüksek irtifada önleme kapasitesiyle öne çıkan sistem, uzun yıllar boyunca "en güvenilir savunma kalkanlarından biri" olarak değerlendirildi.

EN KRİTİK ZAFİYET: RADARA TAM BAĞIMLILIK
Ancak son gelişmeler, bu sistemlerin de ciddi sınırlamaları olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre THAAD sisteminin en büyük zafiyeti, erken uyarı radarına neredeyse tamamen bağımlı olması.
İsmail Ermağan, "Bu sistemler tamamen radar verisiyle çalışıyor. Radarın kör edilmesi ya da yanıltılması durumunda savunma zinciri ciddi şekilde zayıflayabiliyor" ifadelerini kullandı.
Aynı değerlendirmede, modern savaşta elektronik harp unsurlarının bu sistemleri etkisiz hale getirebileceği vurgulandı.

"EN GELİŞMİŞ SİSTEMLER BİLE ZARAR ALABİLİR"
Sahadaki çatışmaların, yalnızca askeri güç değil aynı zamanda teknoloji savaşı olduğunu belirten Ermağan, "Bugün ABD, Rusya ve Çin aslında kendi teknolojilerini sahada test ediyor. Bu süreçte en gelişmiş sistemlerin bile zarar alabildiğini görüyoruz" sözleriyle dikkat çekti.
Füze savunma sistemlerinin mutlak koruma sağlamadığını vurgulayan Ermağan, "Her sistemin bir açığı vardır. Bu açıklar sahada ortaya çıkıyor ve taraflar buna göre yeni stratejiler geliştiriyor" dedi.




