Altın hamlesiyle gelen finansal bağımsızlık: Berat Albayrak'ın vizyonu Türkiye'ye kazandırdı

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Altın hamlesiyle gelen finansal bağımsızlık: Berat Albayrak'ın vizyonu Türkiye'ye kazandırdı

ABD-İran gerilimiyle birlikte altın fiyatları rekor seviyelere çıkarken, küresel piyasalardaki belirsizlik siyasi ve toplumsal endişeleri artırıyor. Altın, artık sadece bir yatırım aracı değil; merkez bankaları için ekonomik dalgalanmalara karşı stratejik bir güvenlik unsuru haline gelmiş durumda. Türkiye, bu küresel riskleri erken okuyarak Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde önemli bir adım attı. ABD, İngiltere ve İsviçre’de tutulan altın rezervleri aşamalı olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kasalarına taşındı. Böylece altın, yaptırımlar ve rezerv dondurmalarının gündemde olduğu yeni küresel düzende Türkiye için finansal bağımsızlık ve güvenlik aracı haline geldi. Konuya ilişkin bir köşe yazısı kaleme alan Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem konuya ilişkin "Geldiğimiz noktada, sadece altında değil finans sistemiyle ilgili ve enerji konusunda yıllar önce atılan birçok adımın önemi yeni anlaşılıyor." ifadelerini kullandı.

Günümüzde yaşanan ABD-İran gerilimi sonrası altın fiyatları tavan yaparken piyasalardaki belirsizlik hem siyasi olarak hem de dünya toplumlarında endişe yaratıyor.

Altın hamlesiyle gelen finansal bağımsızlık: Berat Albayrak'ın vizyonu Türkiye'ye kazandırdı

ALTIN STRATEJİK ARAÇ

Ülkelerin merkez bankalarında tutulan altınlar ekonomik dalgalanmalara karşı güvenli bir kalkan işlevi görülürken bu altınlar kriz dönemlerinde de uluslararası ödemelerde kullanılabilen stratejik bir araç olarak öne çıkıyor.

BERAT ALBAYRAK'TAN STRATEJİK HAMLE

Türkiye de küresel belirsizliklerin ekonomide yaratabileceği riskleri azaltmak amacıyla, Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı dönemde ABD, İsviçre ve İngiltere'de bulunan altın varlıklarını aşamalı biçimde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kasalarına taşımayı tercih etti.

Altın hamlesiyle gelen finansal bağımsızlık: Berat Albayrak'ın vizyonu Türkiye'ye kazandırdı

ALTINLARIN TAMAMI TÜRKİYE'YE GETİRİLDİ

2002'de 120 ton olan altın varlığının yüzde 90'ı İngiltere, ABD ve İsviçre gibi ülkelerde tutuluyordu. 2017'de atılan stratejik adımlarla hem rezervler artırıldı hem de yabancı ülkelerde tutulan altınlar Merkez Bankası'nın kasasına girmeye başladı.

İsviçre'deki Uluslararası Ödemeler Bankası'nda bulunan 18.7 tonluk altın rezervinin tamamı getirildi. O dönemde ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi.

Berat Albayrak'ın yıllar önce yaptığı bu stratejik hamle Türkiye'nin altın konusunda önünü açarken finansal güvenlik anlamında ne denli önemli bir adım atıldığını göstermiş oldu.

Altın hamlesiyle gelen finansal bağımsızlık: Berat Albayrak'ın vizyonu Türkiye'ye kazandırdı

FARUK ERDEM YAZDI: ALTINDA STRATEJİK HAMLE

Konuya ilişkin "Altında stratejik hamle" isimli bir köşe yazısı kaleme alan Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem önemli noktaları vurguladı.

Aylardır altını ve diğer değerli madenleri konuşuyoruz. Hızlı yükselişler, anlam verilemeyen düşüşler, fiyatlamalar... Akşam fakir yatıp sabah zengin kalkma hayalleri... Sonra dönüp TV'lere, gazetelere bakıyoruz, yorumları inceliyoruz. Hala bu fiyatlamaların, 'arz-talep' dengesiyle anlatılmaya çalışıldığını görüyoruz. Hadiseye bu gözlükle bakınca haliyle dün anlatılanlar bugün 'masal' haline geliyor. Ekonomiyi politikadan ayrı okumak bu hatayı yaptırıyor. Dünya ekonomisi bir süredir rakamlarla değil, reflekslerle yönetiliyor.

Faiz kararları, enflasyon hedefleri, büyüme tahminleri artık tek başına ikna edici değil. Çünkü sistemin merkezinde güven sorunu var. İşte bu yüzden altın yeniden sahnede. Hem de sadece bir yatırım aracı olarak değil, küresel siyasetin sessiz ama en güçlü aktörlerinden biri olarak. Altındaki yükselişlere biraz farklı gözle bakmaya çalışalım... Ekonomistlerin 'anlam veremediği' bu fiyatlamaların küresel güç mücadelesinin sonuçları olduğunu görelim. Dünya paranın değil, otoritenin kavgasını yaşıyor. ABD, finansal sistemi uzun süredir bir silah gibi kullanıyor. Yaptırımlar, rezerv dondurmalar, ödeme sistemlerinden çıkarma tehditleri, gümrük vergileri...

Merkez bankaları dolardan kaçıyor, altına sığınıyor. Hatta artık şirketler de altına yönelmeye başladı. Görüldü ki, rezervdeki para sizin değilse, risk sizindir. Merkez bankalarının dolar bağımlılığını azaltmak için altına yönelmesi ile değerli maden bir yatırım aracı olmaktan çıkıp sigorta poliçesi haline geliyor. Bütün bunlar olurken dijital para sistemlerinin hızla gündeme sokulduğunu göz ardı etmeyelim. Getirilmek istenen yeni düzen, nakitsiz ticaret, müdahale edilebilir, izlenen ekonomiyi hedefliyor. Yeni ekonomi düzeninde dijital para devreye sokulurken bir yandan devletler altın biriktiriyor. Parayı disipline ederken, krizlere karşı tedbir alıyor.

Altın hamlesiyle gelen finansal bağımsızlık: Berat Albayrak'ın vizyonu Türkiye'ye kazandırdı

ALBAYRAK'IN HAMLESİ

Türkiye bu yeni düzende en kritik ülkelerden biri. Çünkü hem coğrafi olarak fay hatlarının üzerinde hem de ekonomik olarak küresel sistemle iç içe. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın son yıllarda altın rezervlerine verdiği önem tesadüf değil. Bu yalnızca portföy tercihi değil; jeopolitik bilinç. Bu tabloya bugünden bakınca, geçmişte atılan adımların değeri daha iyi anlaşılıyor. Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde, Türkiye'nin yurt dışındaki altınlarının getirilmesi çok konuşulmuştu.

Bu tarihi operasyon ile ABD, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelerdeki altınlarımız Türkiye'ye getirildi. Bu stratejik hamle sonucunda Merkez Bankası'nın 2018 sonunda 488,9 ton olan altın rezervi, 2020 sonunda 712,2 tona yükseldi. Dünya rezervlerin bir kalemle dondurulabildiği bir çağa girdi. Böyle bir düzende altının kimin kasasında olduğu hayati bir mesele haline geldi. Sayın Albayrak'ın yaptığı tam da buydu. Altını fiilen Türkiye'ye almak. Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı. Aynı dönemde rezervleri güçlendirmeye yönelik adımlar da bugün daha iyi anlaşılıyor. Bu sayede Türkiye, küresel sistemin sertleşeceğini erken okuyan ülkelerden biri olmuştu.

Sayın Albayrak o dönemde şunları söylemişti: "Devletimizin, bütün altın rezervleri Türkiye'de. Hiçbir tane altını yurt dışında değil, hepsi Türkiye'de. Böyle bir sıkıntımız yok şükürler olsun. Berat Albayrak'ın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak. İşi bilenlerin birçoğu farkında, o kadar önemli şeyler yapıyoruz ki ekibimizle, finansal güvenlik anlamında önümüzdeki süreç çok daha iyi anlaşılacak..." Geldiğimiz noktada, sadece altında değil finans sistemiyle ilgili ve enerji konusunda yıllar önce atılan birçok adımın önemi yeni anlaşılıyor. Altınları ülkeye getirme konusunda benzer bir hamleyi Almanya ve İtalya bugün yerine getirmeye çalışıyor. Tabi ABD izin verirse... Bugün merkez bankalarının altın alımları rekor kırıyorsa, o dönem Türkiye'de atılan adımların ne kadar 'öngörülü' olduğu ortaya çıkmış oldu.

Mobil uygulamalarımızı indirin