Yeni Zelanda'daki cami saldırılarının kurbanları 7. yılında anıldı

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki iki camiye düzenlenen terör saldırılarında hayatını kaybedenler, saldırının 7. yılında düzenlenen törenlerle anıldı.
Radio New Zealand'ın (RNZ) haberine göre, Christchurch kentinde, 15 Mart 2019'daki terör saldırılarının 7. yılı dolayısıyla anma etkinlikleri düzenlendi.
Etkinlikler, terör saldırılarında yaşamını yitirenlerin yakınları tarafından kurulan Sakinah Toplum Vakfınca organize edilen yürüyüşle başladı.
Anma töreninde, saldırıda yaşamını yitiren 51 kişinin isimleri tek tek okundu. Katılımcılar ise saldırıda hayatını kaybedenleri temsilen 51 seccadeyi taşıyarak kentte yürüdü.
Etkinliğe katılan yüzlerce kişi "birlik ve beraberlik" mesajı verdi.
YENİ ZELANDA'DA İSLAM KARŞITI TERÖR SALDIRISI
Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki Nur ve Linwood camilerine 15 Mart 2019'da Brenton Tarrant tarafından cuma namazında otomatik silahlarla terör saldırısı düzenlenmişti.
Saldırıyı gerçekleştirmek için Yeni Zelanda'nın Dunedin kentinde kiraladığı eve yerleşen ve buradaki poligonlarda atış talimi yaptığı ortaya çıkan Avustralyalı terörist Tarrant, Christchurch şehrindeki iki camide namaz kılan Müslümanlara otomatik silahlarla saldırmıştı.
Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde 15 Mart 2019’da iki camiye düzenlediği silahlı saldırıda 51 kişiyi şehit eden, 49 kişiyi de yaralayan terörist Brenton Tarrant ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Tarrant’ın 51 cinayet, 40 ayrı cinayete teşebbüs ve bir terörizm suçundan hüküm giyerek şartlı tahliye olmaksızın müebbet hapis cezası aldığı açıklandı.
Saldırıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 51 kişi hayatını kaybetmiş, 2'si Türk vatandaşı 49 kişi yaralanmıştı.
Saldırıyı sosyal medya hesabından canlı yayımlayan ve "beyaz ırkın üstünlüğünü" savunan aşırı sağcı terörist, saldırıdan hemen sonra polis tarafından yakalanmıştı.
Tarrant, 2020'de çıktığı Christchurch Yüksek Mahkemesinde 51 cinayet, 40 cinayete teşebbüs ve bir terör suçundan hüküm giyerek şartlı tahliye olmaksızın müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

