Batı’nın prangaları kırılıyor! Küresel satrançta yeni dönem: Dünyanın asıl oyun kurucusu kim?

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber | ahaber.com.tr Haber Merkezi
Batı’nın prangaları kırılıyor! Küresel satrançta yeni dönem: Dünyanın asıl oyun kurucusu kim?

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası ittifaklar ve küresel kuruluşlar, bugün dünya siyasetinin, askeri dengelerin ve ekonominin rotasını belirliyor. Birleşmiş Milletler’den NATO’ya, BRICS’ten Türk Devletleri Teşkilatı’na kadar pek çok yapıda Türkiye; stratejik konumu, güçlü diplomasisi ve çok yönlü dış politikasıyla küresel masanın merkezindeki rolünü her geçen gün daha da pekiştiriyor.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından insanlığın barış ve yeni bir düzen arayışıyla kurduğu uluslararası kuruluşlar, bugün küresel siyasetin, askeri dengelerin ve dev ekonomilerin rotasını belirliyor.

Birleşmiş Milletler'den NATO'ya, Türk Devletleri Teşkilatı'ndan BRICS'e kadar dünyayı şekillendiren bu dev yapılarda Türkiye, stratejik konumu ve kilit müttefik rolüyle ezber bozan hamlelere imza atmaya devam ediyor.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE "DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR" ÇIĞLIĞI

Küresel barış umuduyla 1945'te kurulan ve 193 üyeyi tek çatı altında toplayan Birleşmiş Milletler, bugün sistemik bir krizin eşiğinde. Güvenlik Konseyi'ndeki 5 daimi üyenin veto yetkisiyle oluşan adaletsiz yapıya karşı en gür ses Türkiye'den yükseliyor.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Dünya 5'ten büyüktür. Bu kürsüden yıllardır insanlığın kaderinin sınırlı sayıdaki ülkenin ihtiyarına bırakılamayacağını söylüyorum." ifadelerini kullanarak mevcut sistemin revize edilmesi gerektiğini tüm dünyaya bir kez daha ilan etti.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

NATO'NUN KİLİT GÜCÜ: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ

1949'da kurulan ve kolektif savunma ilkesiyle hareket eden NATO'da Türkiye, 1952 yılından bu yana ittifakın en kritik aktörlerinden biri konumunda. İttifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, hem Karadeniz hem de güney sınırlarının korunmasında hayati bir sorumluluk üstleniyor.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

ABD Başkanı Donald Trump, üye ülkelerin askeri harcamalarına yönelik eleştirilerini, "Almanya NATO'ya yapması gerekenden çok daha z bir mali destekte bulunuyor. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 2'sini ödemeliler, fakat çoğu yüzde 1'den bile az ödüyor." sözleriyle dile getirirken; Türkiye, askeri gücü ve stratejik katkılarıyla ittifak içindeki sarsılmaz yerini koruyor.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

BATI HEGEMONYASINA ALTERNATİF: BRICS VE MERCOSUR

Dolar-Euro ikilisinin dünya pazarındaki hakimiyetini kırmayı hedefleyen BRICS, 11 üyeli dev bir ekonomik sisteme dönüştü. Dolara bağımlılığı azaltmayı ve Swift sistemine alternatif geliştirmeyi amaçlayan bu yapıya Türkiye'nin tam üyelik başvurusu küresel çapta büyük yankı uyandırdı.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "BRICS bünyesinde ve Türkiye'de ayrı ayrı yürütülen çalışmalarda ortak hareket edebiliriz. Daha adil ve tarafsız bir uluslararası sistem için iş birliğimizi güçlendirmeliyiz." ifadeleriyle Türkiye'nin bu oluşumu tamamlayıcı bir unsur olarak gördüğünü belirtti. Benzer şekilde Güney Amerika'nın dev pazarı Mercosur ile Avrupa Birliği arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması, 700 milyon kişiyi kapsayan devasa bir ekonomik alanın kapılarını aralıyor.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

AFRİKA'DA "KAZAN-KAZAN" DÖNEMİ VE TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ORTAKLIĞI

55 ülkeyi kapsayan Afrika Birliği, kıtayı sömürgeci izlerden arındırarak müreffeh bir geleceğe taşımayı hedefliyor. Dünyanın en büyük serbest ticaret alanını oluşturan birlik ile Türkiye arasındaki ilişkiler, Başkan Erdoğan'ın "kazan-kazan" stratejisiyle yeni bir boyuta taşındı. Başkan Erdoğan, "Afrika'yı 21. yüzyılın en önemli stratejik iş birliği alanlarından biri olarak görüyoruz. Ortak bir gelecek için iş birliğimizi her alanda derinleştirmekte kararlıyız." sözleriyle Türkiye'nin kıtadaki kalıcı ve samimi rolünü vurguladı.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

TÜRK DÜNYASININ YENİ GÜCÜ: TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI

"Dilde, fikirde ve işte birlik" şiarıyla hareket eden Türk Devletleri Teşkilatı, 8 üyesiyle jeopolitik bir güç merkezine dönüştü. Teşkilatın en kritik hamlelerinden biri olan KKTC'nin gözlemci üye statüsü, stratejik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, "Biz yaklaşık 30 yıllık işgale son verdik. Tarihi adaleti ve beynelmilel hukuku bizzat kendimiz berkarar ettik." ifadeleriyle Türk dünyasının gücünü hatırlatırken; Başkan Erdoğan, "Aile resmimizin daha da zenginleşmesi için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni aramızda görmeyi canı gönülden arzu ediyoruz." sözleriyle Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı izolasyona karşı dik bir duruş sergiledi.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

İSLAM DÜNYASININ KOLEKTİF SESİ VE KUDÜS DAVASI

57 İslam ülkesini bir araya getiren İslam İşbirliği Teşkilatı, Mescid-i Aksa'nın statüsünü korumak ve İslam düşmanlığıyla mücadele etmek için en önemli platformdur. Teşkilatın dönem başkanlığını başarıyla yürüten Türkiye, her kriz anında öncü rol üstleniyor.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul'un kaderi Şam'ın, Bağdat'ın, Kahire'nin, Mekke'nin, Medine'nin ve elbette Kudüs ile Gazze'nin kaderinden ayrı değildir. Müslümanların kıblesi gibi kaderleri de ortaktır." ifadeleriyle İslam dünyasının birlik olması gerektiğinin altını çizdi.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

ASYA KAPLANLARI VE ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ

Dünya nüfusunun yüzde 40'ını temsil eden Şanghay İşbirliği Örgütü ve "Asya Kaplanları" olarak bilinen ASEAN, küresel üretimin merkezi haline geldi. Türkiye, "Yeniden Asya" açılımıyla bu bölgedeki etkinliğini artırırken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, "Üye devletlerin kalkınmasını teşvik etmek ve ekonomik iş birliği projelerini desteklemek için 10 milyar dolar kredi vermeye karar verdik." sözleriyle bölgedeki ekonomik kararlılığı ortaya koydu.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

Türkiye'nin diyaloğun tam merkezinde yer aldığı bu yapılar, Batı merkezli sisteme karşı en güçlü denge unsurları olarak öne çıkıyor.

(foto: ahaber.com.tr- arşiv)(foto: ahaber.com.tr- arşiv)

KÜRESEL MASANIN VAZGEÇİLMEZ ÜYESİ: G20 VE G7

Dünya ekonomisinin yüzde 85'ini temsil eden G20'nin kurucu üyelerinden olan Türkiye, küresel ticaretin ve finansın yönetiminde söz sahibi olmaya devam ediyor. Başkan Erdoğan'ın "Kimsenin geride bırakılmadığı, daha kapsayıcı ve dayanıklı bir küresel ekonomi inşa edilmelidir." ifadeleriyle yön verdiği G20 zirveleri, Türkiye'nin küresel refah ve enerji güvenliğindeki vazgeçilmez yerini tescilliyor. Bölgesel istikrar ve kalkınma üzerine kurulu dış politikasıyla Türkiye, tüm uluslararası ittifaklarda kilit rol oynamayı sürdürüyor.

Mobil uygulamalarımızı indirin