Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

22-Blanche DuBois (Vivien Leigh) (Arzu Tramvayı / A Streetcar Named Desire) (1951)

Nevrotik Blanche DuBois, her şeyini kaybetmiş ve tek çareyi kardeşinin mutlu hayatına sığınmakta bulmuştur. Ancak hamile Stella’nın yardımlarını alan karakterimiz, zamanla Marlon Brando’nun canlandırdığı kayınbiraderi Stanley’nin kafasını karıştırmaya başlayacaktır. Zira gerçek anlamda ‘ataerkil’ düzeni tehdit eden bir kadın vardır burada...

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

23-Beverly R. Sutpin (Kathleen Turner) (Belalı Anne / Serial Mom) (1994)

Özellikle “Vücut Isısı” ve “Tutku Suçları”ndaki femme fatale ve hayat kadını karakterleriyle sinemaya ‘ısınan’ Kathleen Turner’a John Waters’ın biçtiği payın adı... ‘Seri anne’, çaktırmadan cinayetler işleyen son derece düzgün bir ‘ev hanımı’nın hikayesine uzanıyor. Banliyödeki suç meselesine ‘aşağı’dan eğlenceli bir bakışın adresine dönüşüyor.

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

24-Yuki Hashima (Meiko Kaji) (Shurayukihime / Lady Snowblood) (1973)

Japonya’daki samuray filmlerine ‘kadın’ baş karakterli, manga etkili, intikam konulu ayrıksı bir yorum... Bir de devam filmine ulaşan ‘Lady Snowblood’ markası, Meiko Kaji’ye ve onun serbest şiddet algısına çok şey borçludur...

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

25-Dede (Christina Ricci) (The Opposite of Sex) (1998)

Christina Ricci’nin ‘feminist’ ve ‘zeki’ kadın kimliğini yüzde yüz oranda aktif hale getiren bir eser... Don Roos’un Amerikan ailesine cinsel tercihleri sınırlamayan ‘absürt’ bakışının açtığı serüvende, sazı eline alan karşı cinse yükledikleri ilginçtir. Kardeşinin eşcinsel sevgilisi ile ilişkiye giren ve ondan hamile kalan bir kızın çapkınlıklarla dolu öyküsüdür bu esasen...

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

26-Bree Daniels (Jane Fonda) (Fahişe / Klute) (1971)

Jane Fonda’nın ‘Barbarella’ ile birlikte en korkularak yaklaşılan karakteri şüphesiz Bree Daniels’dır. John Klute’un araştırmalarının zoraki adresine dönüşen karakterimiz, güzel ve alımlı bir modern şehir telekızıdır. Derin devlet meseleleriyle ilişkisini ‘paranoya’ yüklü hale getirmesiyle de her daim ‘mahremiyet’ini tehlikeye atacaktır.

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

27-Nikita (Anne Parillaud) (Nikita / La Femme Nikita) (1990)

Gizemiyle ve entrikalarıyla değil de ‘erkeksi’ kimliğiyle bu listeye girmeyi hak eden bir prototip... Sonradan markaya dönüşen ismiyle de ‘gizli casusluk’ yapmak durumunda bırakılan Nikita, bir kadın kimliği temsilcisidir. Adeta ‘erkek egemen’ erkek filmlerinin bir anti-tezini sunar. Ama kendisini canlandıran Anne Parillaud’nun kariyerine fazla iyi gelmemiştir.

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

28-Suzanne Stone Maretto (Nicole Kidman) (Sonsuz İhtiras / To Die For) (1995)

TV şöhretinin yaptırabilecekleri üzerine bir deneme sunan eser, en çok da Kidman’ın sunucu karakterinin tekinsizliğiyle dikkat çekmişti. Spotların önünde olmak için cinayet, şiddet ve ikiyüzlülük gibi kelimeleri ‘araç’ haline getiren bir ‘ahlaksızlık abidesi’nden bahsediyoruz.

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

29-Mimi (Emmanuelle Seigner) (Acı Ay / Bitter Moon) (1992)

Roman Polanski’nin belki de ‘rahatsız’ tarafının kişisel ürünü olarak anılabilecek eser, daha ziyade yönetmenin eşi Emmanuelle Seigner’nin karakteriyle akıllarda kaldı. Uyguladığı seks oyunlarıyla her erkeği cezbedebilecek bu tipleme, Peter Coyote’nin canlandırdığı Oscar’ın peşinden ayrılmadığı gibi ona her dakika acı çektirmeyi de ihmal etmez.

Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri

30-Annie Wilkes (Kathy Bates) (Ölüm Kitabı / Misery) (1990)

Kathy Bates’in ‘tavizsiz’ yüz ifadesinden güç alan karakteri, araba kazasından kurtardığı bir romancıya inadına işkence yapar burada... Bu tavizsiz ‘kötücüllük’ de ister istemez gerilimli bir süreç oluşturur. Bates’in belki de ‘Dolores Claiborne’ ile birlikte en böylesi yöne kayan rolü diyebiliriz.