AİLEYİ HASTANEYE GÖTÜREN TAKSİCİ A HABER'DE
Böcek ailesini hastaneye götüren taksici Sercan Tanrıverdi A Haber canlı yayınında yaşadıklarını anlattı.
İşte o açıklamalardan satır başları;
"PSİKOLOJİM BOZULDU"
Ben zaten 4 gündür resmen psikolojim bozuldu, işime de odaklanamıyorum, çalışamıyorum. Bayağı bir üzdü bu olay bizi. O gün Sultanahmet Fatih tarafında tur atıyordum aracımla. Kadırga Limanı'nın önünde aile aracımın önüne atlayarak, feryat getirerek 'Bizi en yakın hastaneye götürün lütfen' dedi. Hiç kırmadım, direkt aracıma aldım. Samatya Hastanesi'ne mi gidelim, Bezmialem mi dedim. Bezmialem dediler.
"BALGAMLI KAN KUSUYORDU"
Oraya giderken aile çok telaşlıydı. Babayla biraz konuşmaya çalıştım, belki sakinleştiririm diye düşündüm. Baktım konuşacak durumda değiller. Sonra bir baktım, kız çocuğu kusuyor, balgamlı kan tarzında kusuyordu. Poşet uzatıp verdim. Anne zaten baygındı, kafasını bir cama, bir koltuğa yaslıyordu. Ben de sonra bir paniğe girdim. Bir an önce yolun bitmesini, hastaneye varmayı istedim. Trafik halinde olduğum için çok zor bir yolculuk yaşadık.
"SABAH VİDEOYU İZLEDİM"
Sabah durağa gidip aracı teslim aldığımda taksici arkadaşlarım Fatih'teki bu olayı konuşuyordu. Videoyu izledim, 'Bu aileyi dün ben hastaneye götürdüm. Nasıl böyle bir şey olur zamanında da hastaneye gittik' dedim. Ne yazık ki talihsiz haber geldi.
"BEN DE ŞOKA GİRDİM"
Ortaköy taraflarında midye yemişler, kokoreç yemişler. 'Dokunmuştur diye tahmin ediyoruz' dedi. Saat 11:19'du, öğlen saatlerinde. Ben yola odaklanmaya çalışıyordum, bir yandan dikiz aynasından anneyi ve kız çocuğunu kontrol ediyordum. Ben de çok şoka girdim. Trafik halindeyim bir de araç sürücüsüyüm panikledim. Ama çok şükür vardık zamanında hastaneye. Benden sonra da taburcu olmuşlar, otele gelmişler, tekrar rahatsızlanıyorlar.
"BİLİNÇLERİ YERİNDE DEĞİLDİ"
Acile bıraktım. Baba daha iyi durumdaydı. Anne ve çocukların bilinçleri yerinde değildi. Baba sadece konuşabiliyordu. Hatta fark ettiyseniz, benim emniyet kemerim takılı. Ben emniyet kemerimi açmaya çalışıyorum, bebek arabasını bagaja yükleyeyim diye. Baba camları açık diye bana diyor ki: 'Sen boşuna zahmet etme, biz bebek arabasını da yükleriz. Yeter ki bir an önce sen bizi hastaneye götür.' Hastanenin önünde tekrar baba kendisi gidip bagajı açıyor, bebek arabasını indiriyor. Benden yardım beklemiyor, sadece 'Sen arabayı sür, hastaneye git' diyor. Benden istediği tek kelime sadece bu.
"İSTANBUL'A NE ZAMAN GELSEM…"
Bir de baba ne zaman İstanbul'a gelsem hep olaylar yaşıyorum. Geçen sene de gelmiştim motosiklet kazası geçirmiştim kolumu bacağımı kırdım. İstanbul tatili bana yaramıyor. Ben de dinleyerek sakinleştirmeye çalışıyordum babayı.
"ANNE HASTANEYE KADAR KONUŞMADI"
Anne hastaneye kadar hiç konuşmadı. Sadece araçtan inerken 'Teşekkür ederiz bizi hastaneye getirdiğin için, bizi kırmadığın için' vedalaşıp gittiler. Hatta ben taksi ücreti bile talep etmedim. 'Bizden olsun' dedim. 'Durumunuz çok acil, şu an parayla uğraşmayın' dedim. 'Yok' dedi, 'olmaz' dedi, 'taksi ücretimizi de vereceğiz' dedi. Hemen inip hızlı bir şekilde acil bölümüne koştular.
