Sinemanın en tehlikeli 30 kadın karakteri
27-Nikita (Anne Parillaud) (Nikita / La Femme Nikita) (1990)
Gizemiyle ve entrikalarıyla değil de ‘erkeksi’ kimliğiyle bu listeye girmeyi hak eden bir prototip... Sonradan markaya dönüşen ismiyle de ‘gizli casusluk’ yapmak durumunda bırakılan Nikita, bir kadın kimliği temsilcisidir. Adeta ‘erkek egemen’ erkek filmlerinin bir anti-tezini sunar. Ama kendisini canlandıran Anne Parillaud’nun kariyerine fazla iyi gelmemiştir.
28-Suzanne Stone Maretto (Nicole Kidman) (Sonsuz İhtiras / To Die For) (1995)
TV şöhretinin yaptırabilecekleri üzerine bir deneme sunan eser, en çok da Kidman’ın sunucu karakterinin tekinsizliğiyle dikkat çekmişti. Spotların önünde olmak için cinayet, şiddet ve ikiyüzlülük gibi kelimeleri ‘araç’ haline getiren bir ‘ahlaksızlık abidesi’nden bahsediyoruz.
29-Mimi (Emmanuelle Seigner) (Acı Ay / Bitter Moon) (1992)
Roman Polanski’nin belki de ‘rahatsız’ tarafının kişisel ürünü olarak anılabilecek eser, daha ziyade yönetmenin eşi Emmanuelle Seigner’nin karakteriyle akıllarda kaldı. Uyguladığı seks oyunlarıyla her erkeği cezbedebilecek bu tipleme, Peter Coyote’nin canlandırdığı Oscar’ın peşinden ayrılmadığı gibi ona her dakika acı çektirmeyi de ihmal etmez.
30-Annie Wilkes (Kathy Bates) (Ölüm Kitabı / Misery) (1990)
Kathy Bates’in ‘tavizsiz’ yüz ifadesinden güç alan karakteri, araba kazasından kurtardığı bir romancıya inadına işkence yapar burada... Bu tavizsiz ‘kötücüllük’ de ister istemez gerilimli bir süreç oluşturur. Bates’in belki de ‘Dolores Claiborne’ ile birlikte en böylesi yöne kayan rolü diyebiliriz.