Kedicikler neden birbirine benziyor? Şok gerçeği açıkladı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Adnan Oktar ve grubuna yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve etkin pişmanlıktan faydalandıktan sonra tahliye edilen Ayça Pars, 30 yıl kaldığı grupta yaşadıklarını anlattı.
"OKTAR KADINLARA ŞİDDET UYGULUYORDU"
Kurallara uymayan kadınlara yönelik çeşitli yaptırımların uygulandığına vurgu yapan Pars, "Oktar çok şiddet uyguluyordu. Dayaklar, küçümseme, hakaret, yerde süründürme, köpek taklidi yaptırma gibi cezalar veriyordu. Erkeklere gücü yetmediği için bunu kadın üyelere yapıyordu. Bazı kadınları, saçlarını dibinden keserek küçük düşürüyordu. Elleriyle saçını yoluyordu, yediği yemeği kafasından aşağı döküyordu. Bunun gibi çok feci şiddet uyguluyordu." ifadelerini kullandı.
"GÖREVİM, ONUN HATALARINI KAMUFLE ETMEKTİ"
Pars, gruba ait A9 kanalında rejiden sorumlu olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Oktar'ın canlı yayınlarını çekiyordum. Orada her şey Adnan Oktar'ın kontrolündeydi, hangi dakikada kimin gireceğini, canı istediğinde ara verip başlatıyordu. Biz onun dediklerinin sorunsuz olarak akışını sağlıyorduk. Çekim açılarını kendisi belirliyordu. Tabletlere bakar, oradan da bütün bilgileri okurdu ama kendisi hiçbir konuda bilgi sahibi değildir. Küçük yaşlardaki kadın üyeleri televizyonlarda göstermek istemezdi. Görevim, onun hatalarını kamufle etmekti."
"DİNDAR KESİMİ 'MÜŞRİK' OLARAK TANIMLIYORDU"
Oktar'ın dindar olan kesimi "müşrik" olarak tanımladığını belirten Pars, "Kendisini en doğru yolda bulunan kişi olarak savunuyordu. İçeridekilere de bunu telkin etmeye çalışıyordu." dedi.
Ayça Pars, Oktar'ın mehdilik iddialarına da değinerek, "Mehdi 'mehdiyim' demez, kendisi açıkça bunu söylemiyordu. Mehdilikle ilgili olarak Şii hadisler taranırdı. Farsça tercümanlar tutuluyordu ve gelen hadislerin kendisine uyanlarını alıp diğerlerini yok hükmünde sayıyordu. Kendisine uyanları da, hadis birkaç sıfatı söylerken o birini alıyordu, uymayanları çıkarıyordu. Hadisleri tahrif ediyordu. Sürekli tarih vererek mehdi beklentisini ayakta tutmaya çalıştı." diye konuştu.
"TALİMATLARI CEZAEVİNE DE GELİYORDU"
Oktar'ın şu anda da bunu sürdürdüğünü vurgulayan Pars, "Şimdi de 'Çok yakında hepimiz çıkacağız, Adnan Oktar da başa gelecek, hepimiz bir ülkenin yönetimine getirileceğiz' diyerek hayali bir dünya içinde yaşıyorlar. Zannediyorlar ki Adnan Oktar'ı içeriden çıkartıp mehdi olarak başa getirecekler." dedi.
Pars, cezaevinde koğuşlarda iki kişi kaldığına işaret ederek, "Avukatlar aracılığıyla bize haber geliyordu. Kişilerin ailelerinden medet ummaması için herkese para gönderiliyordu. Koğuşlara televizyon alınıyordu. Herkese ihtiyaçları soruluyordu. Oktar'dan motivasyonu aktif tutacak haber getiriliyordu sürekli. Avukatlar aracılığıyla 'Şunu yiyin, şunu yemeyin'e kadar müdahalesi oluyordu." ifadelerini kullandı.
"OKTAR'IN İSTEDİĞİ BELLİ BİR KADIN MODELİ VAR"
Oktar'ın tercih ettiği bir kadın modeli olduğunu anlatan Pars, "O bayanlara çeşitli kozmetik uygulamalar yaptırıyordu. Bazılarının yüzlerine estetik müdahale yapıldı. Adnan Oktar'ın istediği belli bir model var, o modele gelene kadar botoks gibi takviyelerle bu hale getiriliyordu. Diğerlerini yanında tutmuyordu." dedi.