Bahar Öztan kanseri nasıl yendiğini anlattı
- Artık dizilerin popüler olduğu bir dönemdeyiz... Keşke bunu ben oynasaydım dediğiniz diziler var mıydı?
- Muhteşem Yüzyıl'da kim oynamayı kim istemez?
- Moralinizin dibe vurduğu anlar oldu mu?
- Hep umutla baktım, aklıma bile getirmedim. Zaten ölümden de korkmuyorum. Zaten öleceğiz! Arkamda üzüleceğim bir şey yok. Çocuğum büyüdü her şeyden önce, belki küçük olsa üzülürdüm. Tanrı yazdıysa yapacak bir şey yok!
- Bu süreçte sizi şaşırtan kişiler oldu mu?
- İki kişi inanılmaz şaşırttı. Biri Abdurrahman Keskiner, sinemadan Apo Abi'miz. O haftada üç gün arar. Bir de Eşref Kolçak... Eşref Abi ilk başlarda her gün arıyordu, sonrasında da aramaya devam etti. Bu iki isim beni çok mutlu etti ve şaşırttı. Onlar için ne yapabilirim, nasıl teşekkür edebilirim bilmiyorum. Bıkmadan moral verdiler. Allah ikisini de nazarlardan korusun. Tüylerim hâlâ diken diken oluyor isimlerini andıkça.
- Var mıydı yakınlığınız?
- Birbirimize sevgimiz var ama bir yere kadar... Belki akrabanız olsa bu kadar olmaz, zaten olmadı! Vefalılarmış...
- Kendinize kısa ve beyaz saçın bu kadar yakışacağını hayal eder miydiniz?
- Hiç düşünmemiştim. Herkes "Başka bir kadın olmuşsun" diyor. Önce saçlarım döküldü. Sonra çıkmaya başladılar ve beyazlar... Kimseye göstermiyordum ilk başlarda... Ancak yakın çevremdekiler biliyordu. Kız kardeşim ve oğlum "Muhteşem oldu" dedikçe iyi hissettim. Ama benim içimde şüphe vardı, ben değilmişim gibi, başka biri gibi hissediyordum aynaya baktığımda. Bir iki arkadaşım daha olumlu yorum yapınca, farklı bir gözle bakmaya başladım bu halime... Baktım hoş. Kısa tamam da, beyaz olunca tedirgin oldum. Ama sanırım daha modern. Oğlum "Anne geleceğin insanı gibisin" dedi. Onun zevkine çok güvenirim. Ona güvendim karşınıza çıktım.