Cenaze namazlarını bile rüşvetle kılabiliyorlar
Arakan Rohingya Birliği Başkanı Prof. Dr. Vakar Uddin, Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein'in ABD ziyaretinde verdiği mesajlara rağmen Rohingya Müslümanlarının çilesinin sürdüğünü bildirdi.
Rohingya Müslümanlarına karşı uygulanan şiddet, kimliklerinin ellerinden alınma çalışmaları, yerlerinden edilmeleri ve öldürülmeleri uluslararası toplumun gündeminde de ön sırlarda yer alıyor.
Myanmar Devlet Başkanı Sein Thein'in ABD ziyareti, bu konuda Başkan Barack Obama'nın tutumunu açıkça ifade etmesine imkan sağladı. Sein, ziyaret sırasında Rohingya Müslümanlarına uygulanan şiddet dolayısıyla Obama tarafından uyarıldı.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2012 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu'nda da Rohingya Müslümanlarının şiddetin yanı sıra hukuki, ekonomik ve sosyal alanlar ile eğitimde çok ciddi ayrımcılığa maruz kaldıkları belirtilmişti.
ABD'de yaşayan Arakan Rohingya Birliği Başkanı Prof Dr. Vakar Uddin, Arakan'daki son gelişmeleri ve Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein'in ABD ziyaretini AA'ya değerlendirdi.
Thein Sein'in ABD ziyaretinin, Myanmar'ın ABD ile ilişkilerini geliştirme isteğinin bir göstergesi olduğunu belirten Vakar Uddin, bu ülkeye uygulanan ambargoların tamamen kalkması ve ekonomik bağları güçlendirme amacının da ziyaretin diğer hedefleri arasında olduğunu vurguladı.
Myanmar Hükümeti'nin Çin ile Batı arasında bir denge kurmaya çalıştığını da kaydeden Vakar Uddin, Hükümetin ekonomik olarak sadece Çin'e bağlı kalmayı düşünmediğinin anlaşıldığını belirtti.
Ziyaret öncesi Başkan Obama'ya, Rohingya Müslümanlarının yaşadığı trajediye ilişkin Thein Sein'e ciddi ve güçlü bir mesaj vermesi konusunda taleplerini ilettiklerini anlatan Vakar Uddin, "Başkan Obama'nın 'Müslümanları öldürmeyi durdurun' talebinin ciddiyetini gördüğümüz için mutluyuz. Thein Sein, ziyaret öncesi bu konunun gündeme geleceğinin farkındaydı ve buraya hazırlıklı gelmişti. Obama'nın mesajlarının ne kadar etkili olacağını göreceğiz" dedi.
Vakar Uddin, Myanmar Devlet Başkanı'nın ziyaret dönüşü Rohingya Müslümanlarının bazı sorunlarıyla ilgilenmesini beklediklerini ama bu adımların ne kadar önemli olacağını zamanla göreceklerini ifade etti.
Thein Sein'in önce Rohingya Müslümanlarına karşı kullanılan terminolojiyi düzeltmesi gerektiğini dile getiren Vakar Uddin, "Myanmar Hükümeti Rohingya Müslümanları için 'Bengalli' diye bir terminoloji icat etti. Hükümet bu tutumunu sürdürdüğü sürece temel sorunlar çözümsüz kalmaya devam edecek" diye konuştu.
"CENAZE NAMAZLARI RÜŞVETLE KILINABİLİYOR"
Vakar Uddin, Başkan Thein Sein'in ABD ziyareti sırasında bile Myanmar'da Rohingyalara karşı yürütülen kampanyanın hız kesmediğini belirterek, şunları söyledi:
"Arakan'da bütün camiler halen kapalı. Cenaze namazına bile izin verilmiyor. Müslümanlar, ölüleri için gece saatlerinde yerel yöneticilere rüşvet vererek cenaze namazı kılabiliyor. Myanmar Hükümeti'nin atadığı bir komisyon yanlı rapor hazırladı. Raporda bölgedeki şiddet olayları dolayısıyla Müslüman din adamları suçlanıyor. Budist rahipler tarafından Müslümanlara uygulanan şiddetten ve radikal Budist terör örgütü '969'dan hiç söz edilmiyor."
Myanmar Hükümeti'nin Arakan'da tansiyonun düşmesinin ardından yerlerinden edilen Rohingya Müslümanlarının geri dönebileceğini deklare ettiğini belirten Vakar Uddin, yerel otoritelerin sorumsuz ve hukuksuz bir şekilde istediğini yaptığı bölgede bunun pek de mümkün gözükmediğini anlattı.
Rohingya Müslümanlarının sorunlarının en başında kimliklerinin tanınmaması geldiğini vurgulayan Vakar Uddin, "Başkan Thein Sein ABD'deyken Myanmar güvenlik güçleri, Rohingyalara, 'Bengalli' olduklarını ifade eden belge imzalamaya zorlanıyorlar. Formuna 'Bengalli' yazılmasına izin vermeyen Rohingyalara yönelik tutuklama, işkence ve mallarının tahrip edilmesi uygulamasına gidiliyor" dedi.
"MYANMAR'A 20 SENE ÖNCE GELDİM" FORMU BASKISI
Rohingya Müslümanlarının 1982'de yapılan yasal düzenlemeler nedeniyle yaşadıkları kimlik sorunu, Hükümetin yeni uygulamalarıyla daha da büyüyor.
Rohingya Müslümanlarını kimliksizleştirme programının diğer bir ayağı olarak vatandaşlık hakları verilmeyen Müslümanlara şimdi de aslen Bangladeş'ten geldiklerine ilişkin belge imzalatılmaya çalışılıyor.
Bu belgelerle gelecekte Rohingya Müslümanlarının zorla Bangladeş'e gönderilmesinin önünün açılacağı belirtiliyor.
Rohingya Müslümanlarından Ruşen Ali Muhammed de AA muhabirine verdiği bilgide, Rakhine (Arakan) Eyalet yönetiminin Müslümanlara yönelik zorla "Bengallileştirme" politikası güttüğünü belirtti.
Bölgede Müslümanlara zorla göçmenlik formu imzalatılmaya çalışıldığını vurgulayan Muhammed, halkın bu formu imzalamamak için görevlilerin geleceği saatlerde evlerinden kaçtığını söyledi.
Görevlilerin formu imzalatacak kimsenin bulunmadığı evleri tahrip ettiklerini, mobilyaları kırdıklarını anlatan Muhammed, "Mağdur durumda kalan Rohingyalar, üzerinde 'Myanmar'a gireli sadece 20 yıl olduğunu kabul ediyorum' yazan formu imzalamak zorunda kalıyor. Görevliler bu formu imzalayanların Bangladeş'ten kaçarak Myanmar'a geldiklerini belirterek aile listelerinden düşümünü yapıyor" dedi.
Doğacak çocuklara bile sınırlama getirildiğini kaydeden Muhammed, limitin üstünde doğan çocukların yasa dışı kabul edilip aile listelerine eklenmediğini böylece hükümetin Rohingyaların nüfusunu kontrol ederek diğer unsurların sayısını artırmaya çalıştığını ifade etti.
Bangladeş'ten gelen Budistlere ise yardımlar toplandığını ve barınma yerleri sağlandığını anlatan Muhammed, şu anda 100 aile geldiğini, sayının 300 aileye ulaşmasının ardından bu aileler için bir köy kurulacağını öğrendiklerini belirtti.