Milli irade... Ankara dedikoduları... Kalıcı çözümler...
Giriş Tarihi:
Milli irade bayramını kutladığımız bugün, milli iradenin tecellisini ebediyen teminat altına alacak "yenianayasa arayışı" ayrı bir anlam kazanıyor.
Cumhurbaşkanı- Başbakan ilişkilerinin merak edildiği, Genelkurmay'ın iç dinamiklerinin hâlâ ilgi odağı olduğu, yargıdaki kabuk değişiminin dikkatle izlendiği, bürokratik dönüşümün devam ettiği bugünlerde, "Egemenlik kayıtsızşartsız milletindir" sözü, bir kez daha değerine değer katıyor.
Son dönemde yaşanan olaylar Türkiye'yi, sokaktaki vatandaş bakımından farklı bir noktaya taşıdı. Son yüzyılda toplumsal farkındalığın bu düzeyde geliştiği bir dönem olmadı.
Türkiye'nin en büyük şansı güçlü liderliğinin olması. Siyasetin, halkla iletişiminin bu kadar olgunlaştığı başka bir dönem görülmedi. Samimi dil kullanan, tecrübeli liderlik ve siyasi kadronun varlığı, oluşabilecek sıkıntıları aşma yolunda geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.
7 Haziran- 1 Kasım sürecinde Türkiye'nin yaşadığı dalgalı tablo, ülkenin bir daha böyle istikrarsızlık riskiyle karşılaşmaması için bizlere özel sorumluluklar yükledi.
Türkiye'de bir rejim sorunu yok, Türkiye'de bir sistem sorunu var. Güçlü iktidar dönemlerinde büyümüş, diğer dönemlerinde kaosla karşı karşıya kalmış bir ülke! Nedenlerine gelince... GünümüzTürkiye'sinde, halkta mutlak karşılık bulantek lider var... Cumhurbaşkanı TayyipErdoğan. Onun, siyasi lokomotif gücü ülkeiçinde olduğu kadar, ülke dışında da etkilisonuçlar veriyor. Siyaset sahnesinde Oscarödül töreni üzerinden örnekleme yapılacakolsa Cumhurbaşkanı, "En İyi ErkekOyuncu..." Bu tartışmasız gerçek karşısında,diğer ödüllerin "En İyi Yardımcı" kategorisindenbaşladığını söylemeye zaten gerekyok... O zaman, zirvedeki dengenin oluşumunusadece kişisel ton farklılıklarına indirgemekyerine, "sistem sorununa" odaklanmaken doğrusu. Halihazırda en muhalif olanlarda gayet iyi biliyor ki "Başkanlık sistemini"esas alan yeni anayasa, TBMM'de referandumasunulabilecek sayısal eşiği aştığı an,milletten destek alacak. Daha kısa, daha sivil,daha özgürlükçü, daha insancıl bir anayasa,vesayetin de darbenin de panzehiri olacak.Merkezden yönetim, yerinden yönetimedoğru akacak. TBMM'nin ağırlığı artacak,milletvekillerinin saygınlığı daha fazla korunacak.Asker askerliğini bilip, asli işine odaklanacak,bürokrasi bürokratlığını bilecek vedevletin tek sahibi gibi davranmayı bırakacak.Yargı, "millet adına karar veriyorum"iddiasıyla, millete karşı konuşlanmaktan, konjonktüregöre karar vermekten kurtulacak.Milletten kim vekalet alıyorsa, demokratikhukuk devleti sınırları içinde yönetim yetkisinio kullanacak. Ve sonunda hesabını milleteverecek.


