Sinir gerginliğine, huzursuzluğa, karamsarlığa iyi geliyor. Saçkırana, mayasıla ve belgevşekliğine de iyi gelir mi, bilemem.
Ne zaman sıkılsam bunalsam, bakıp bakıp gülüyorum ve rahatlıyorum. Doktor vermedi ama size de tavsiye ederim. Bir bardak suya koyup kaynatmayacaksınız, yalnızca gazetelerden demeçlerini izleyeceksiniz.
Bakın gene ne demiş: "Cumhuriyet olmasaydıCHP'ye genel başkan olamazdım."
Elbette. Cumhuriyet olmayınca onunadını taşıyan bir parti de olamazdı, dolayısıylabu partinin bir başkanı da.
Aristo mantığı değil, diyalektik mantık değil, asker mantığı değil, Karadeniz mantığı değil, ne mantığıdır bu?
Bakın ne demiş: "Kuş uçmaz kervangeçmez bir köyde doğacaksınız... Cumhuriyet sayesinde buralara geldik..."
Demek ki Kırcaali'nin Çepelce köyünden çıkma gariban bir telgraf memuru, Talat, ortalıkta bir cumhuriyet görünmediği için koca bir imparatorluğa başbakan olamamış gitmiş...
Anlayacağı örnekler veriyorum. Televizyon dizilerine meraklıysa, örneği oradan da verebilirim.
Demek ki Parga kasabasının bir köyünde doğma, alt tarafı bir balıkçının oğlu da, İbrahim adını alarak koca bir imparatorluğa başbakan olamamış...
Onlar imparatorluğa başbakan olamamışlar, bizim Dersim bebesi cumhuriyete başbakan olacak inşallah, ama sırada Meral Hanım var. Kadıncağız başbakanlık uğruna torun torba sahibi olmaktan bile vazgeçti, sen yalnızca Kürt kimliğinden feragat ettin.
Bakınız, Vişegrad yakınlarındaki Sokol köyünden gelip başbakan olan Mehmet'i hiç karıştırmıyorum. Isparta'nın Gelendost'undan çıkıp Osmanlı ordusunun başkomutanlığına yükselen darbeci Serasker Hüseyin Avni'yi falan, hiç.
Çünkü hazretin daha sonra söyledikleri daha da ilginç:
"Mustafa Kemal vearkadaşları cumhuriyetikurduktan sonra bütünİslam ülkeleri cumhuriyetegeçti."
Evet, örneğin Brunei sultanı aslında bircumhurbaşkanıdır ama gizli tutuyorlar.
İran şahı da Atatürk'e ayıp oluyor diye tacı tahtı bırakmıştı.
O kadar ki, Suudi Arabistan kralı çok utanıp hemen cumhuriyete geçmiş, Irak kralı meslek değiştirip kebapçılığa başlamış, Ürdün kralı "cumhuriyete canımfeda, taht dediğin nedir ki, bir mobilyaparçası" demişti. Mısır kralı intihar etmiş, Libya kralı Boğaz'daki yalısını Albay Muammer'e satmıştı.
Bütün bunlar 1923 yılından hemen sonra olup bitti ama inek tarihçiler yazmamışlar işte...
Bugün de Selman Bin Abdülaziz El Suud, Riyad'da bir petrol şirketinde müdürlük yapmaktadır, geçenlerde Ankara'ya gelen onun dublörüdür. Hüseyin'in oğlu Abdullah da, Amman'da faaliyet gösteren Uzan İnşaat'ta mühendis.
Sayın Aydın Doğan, Sayın Zafer Mutlu ve de Fethullah Hocaefendi'den, CHP'nin başına hep böyle kültürlü, bilgili, becerikli ve "renkli" kişileri bulup getirmelerini isteriz. Bize de ekmek çıkıyor.
Örneğin Tansu Çiller gibi "kurtuluşsavaşında Yunan ordusunaAnkara'yı yaktırıp yıktıran" başbakanlarada bu memlekette her zaman ihtiyaçhasıl olmuştur.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.