"Amerika kendine bağlı vedediğini yapan hükümetister Türkiye'de." Aynen böyle diyordu. "Kıbrıs'ta Maraş'ı Ecevit açtı. Şimdi ABD beni istemiyorya, Ecevit'i de istemez. Dövizsorununun altında Kıbrısvar. Ben nasıl çözeyim Kıbrıssorununu. Yunanistan'ınarkasında ABD var vebenim gırtlağımı sıkıyor. Her şey ABD'ninelinde ve fenayakaladılar bukez. Karşısınakoyacağım birşey yok" diyedevam ediyordu.
Evet fena yakalanmıştı.
Gerçi yıllardır hep böyleydi.
Bir yakaladılar mı asla bırakmıyorlardı. Karşısına koyacağın bir şey yoksa gırtlağa sarılıyorlardı. Bizim gırtlağı sıkılan fena yakalanmış adam devam ediyordu; "ABD, İMF heyetine bunlarapara vermeyin yoksa gitmezler diyor. Elimizdeki tütünü, buğdayı satamıyoruz. Her yerde karşımıza engel çıkıyor. Amerika, belki de CIA, her yerde kolu,mekanizma işliyor." Bu sözler Türkiye'deBaşbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmışDemirel'e aitti. 12 Eylül öncesi Amerika ileyaptığı pazarlıkları böyle anlatıyordu. Gırtlağısıkıldığı için indiriverdiler kolayca. Darbeolduğunda "Bizim çocuklar başardı" diyefısıldanıyordu ABD başkanının kulağına.
Türkiye böylesine kolay bir ülkeydi. "Hüp" diye istedikleri zaman yutuyorlardı. Nereden nerelere geldik. Şimdi şöyle bir dönün bakın geriye. Tütününü, buğdayını satamadığı için beş parasız kalmış, IMF kapılarında beklerken gırtlağı sıkılan ve istediklerini alanlara teslim olan bir Ankara vardı. Son 10 yılda her türlü argümanla geldiler. IMF ile geldiler, kovduk.
Oslo ile, Gezi'yle, 17 Aralık'la geldiler. Şimdi, terörle kucaklaştılar, onunla geliyorlar. İçeride ne kadar yerli işbirlikçi varsa kullanıyorlar.
Genelkurmay başkanı, Cumhurbaşkanının kızının nikahına gitti diye saldırıyorlar.
Geçmişte alıştıkları manzarayı istiyor, Devletin yan yana gelmesiyle mide krampları geçiriyorlar. Bir emekli General aradı dün.
1980'de başlatılan İsrail'in güvenliğini sağlamak için bölgeyi küçük parçalara ayırma, Kürtleri birleştirme operasyonunu anlattı.
"Maalesef o dönem de Türkiye dedahildi bu operasyonun yürütülmesine. Kullanılıyorduk" dedi. Sözü önceki akşama getirdi. Bir CHP milletvekilinin PKK'nın kanalında yayına çıkıp Devlete ve Erdoğan'a saldırdığını anlattı. "Erdoğan'ı seversinveya sevmezsin ama Atatürk'ünkurduğu partinin milletvekili olarakPKK 'nın yayın organında işin ne? Nehale getirdiler Atatürk'ün partisini" dedi.
Evet ne hale gelmişti CHP? Bir buçuk yıl önce bunların olacağını söylemiştik bu sütunlardan.
"CHP dönüştürülecek, HDP'leşecek" diye. O proje tıkır tıkır yürüyor. MHP'yi de dönüştürmek için yoğun çaba harcıyor birileri.
"Ben Geziciyim" diyenleri partinin başına getirmek için. Hani CNN International'ın günlerce canlı yayın yaptığı Gezi var ya o işte.
"Geziciyim" diyerek MHP liderliğine talip olana, diğer aday Koray Aydın "MaalesefParalel" diyor. Dönüşümün ayak sesleri oradan da geliyor. Ne diyordu Demirel?
"Amerika kendisine bağlı ve dediğiniyapan hükümet ister..." Aksi haldeoperasyona başvurup, gırtlak sıkıyor. Geçmiştebunu çok rahat yapıyor, istediklerini çok kolayelde ediyorlardı. Ancak artık eski Türkiyeyok. Komünistlerle, sermayenin ağababalarınıve MHP'ye talip olanları buluşturan Geziile başaramadılar. 17 Aralık'ta çuvalladılar.
Çünkü "Tütünümü nereye satacağım" diye Washington'dan icazet bekleyen bir Ankara yoktu artık. O Gezi'yi organize eden Taksim Platformu, Erdoğan'ın karşısına çıkıp "Köprüleri, havalanlarını durdur, bizde eylemi durduralım" demişti. Bakın o havalanları ve köprüler için Almanya'nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung ne diyor dün? "Türkiyedünyadaki en büyük projeleri yapıyor. Tahmin edilemeyen büyüklüktekiköprüler, nefes kesici bir şekildeyapılan tüneller ve dünyanın en büyükhavalimanlarından biri. Gelecektedünyanın 10 büyük ekonomisi arasınagirecek ülkenin mega projeleri. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadarheyecan verici büyük proje yok. Yenihavalimanına yılda 160 milyon yolcuinecek. Frankfurt'a bile 60 milyon yolcuiniyor." Uzayıp gidiyor övgüler. Demirelçaresizdi "ABD'nin karşısına koyacağım birşey yok" diye dert yanıyor, tütün çekiyordu.
Şimdi karşılarına yıkamadıkları liderle ve Büyüyen Türkiye ile çıkıyoruz. Onun için karşımıza terörü koyuyorlar. Kimi de içeride milletvekilleri ile PKK kanallarında onlara alet oluyor. Ne yaparlarsa yapsınlar önemli değil.
Çünkü karşılarında uyanan bir HALK var.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.