Adamın burnu uzadı. Bugün gelinen noktada Pinokyo'ya döndü. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü yardımcısı Mark Toner'den bahsediyorum. Defalarca medya önüne çıkıp "PKK teröristörgüt ama Suriye'dekiYPG ile aynı değil" demişti.
Amerikan Kongresi'nde kurulan komisyonda hesap veren ABD Savunma Bakanı Ashton Carter ise soğuk terler dökmüştü.
PKK ile YPG'nin aynı olduğunu itiraf etmek zorunda kalmıştı. Çünkü o komisyon, tersini söyleseydi Savunma Bakanı'nın yüzüne Ankara'dan aldığı belgeleri çarpacaktı.
Savunma Bakanı komisyonda belge olduğu haberini almış, ileride "YALAN" söylemekten mahkemelerde sürünmemek için tarihi itirafı yapmak zorunda kalmıştı. Peki Dışişleri sözcü yardımcısı mark Toner'in hali ne olacak? Elli defa medya mensuplarının gözünün içine bakarak "YALAN" söylediği belgelendiğine göre uzayan burnunu törpüleyecek mi?
Yani özür dileyip utanacak mı? Hayır... Bu adamda utanma nedir yok maalesef. Dün yine meydana çıktı ve "Suriye'deki YPGile işbirliğimiz sürecek" dedi. ABD resmen PKK'yı terör örgütü ilan etti. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter "PKKile Suriye'deki YPG aynıdır" diyor.
Matematik ve mantık kuralları bu durumda "YPG de terör örgütüdür" diyor. O halde ABD Dışişleri Sözcü yardımcısı Mark Toner "YPG ile işbirliğimiz sürecek" diyerek aslında tüm dünyaya bir TERÖR ÖRGÜTÜ ile beraber çalışacaklarını açık bir şekilde İLAN etmiş olmuyor mu? Toner'a bir gazeteci "Bölgedeki en büyük müttefikinizTürkiye'yi uzaklaştırmak pahasınamı bu işbirliği" diye soruyor. Güzel bir soru. Ancak ben asıl sorunun atlandığını düşünüyorum. "Savunma Bakanınız PKKile YPG aynı dedi kongrede. PKK dasizin terörist listenizde. Şimdi ülkenizingüvenliğinden sorumlu BAKAN, PKKile YPG'yi eşitlediğine göre, Amerikateröre destek veren ülke olarak açık birşekilde tarihe geçmiş olmuyor mu?" diye sorulmalıydı. "Teröristle işbirliğini kendiBAKANINIZ itiraf ettiğine göre bu nasılbir duygu? Siz her defasında PKK ileYPG ayrı diyerek PiNOKYOYA dönmüşoluyorsunuz bu durumda. Kendinizi veburnunuzu nasıl hissediyorsunuz?" diye de devam edilmeliydi. Dün TAKVİM'de ilginç bir haber vardı. Irak'ta Amerikan ordusunda görev yapan CIA ajanı Samantha Johnston üç çocuğunu bırakıp Suriye'ye koşmuş, YPG'ye katılmış. "Çocuklarımı özledimama görevi tamamlamadan dönmem" diyor. Peki görevi ne? Bu sorunun cevabını bilemiyoruz. CIA bilir... Ancak kadın harita mühendisi... Kürtler öne sürülüp ölüyor, o arkada harita çiziyor belli ki! Önceki gün işadamları ile sohbet ediyorduk bir mekanda.
Masaya işadamlarından birinin tanıdığı HDP'li bir belediye başkanı geldi. Ona Amerika'nın Irak işgalini, ölen milyonları ve öfkeden doğurtulan DAEŞ'i anlattım. "ÖFKE" dedim.
Bugün Amerika'nın Suriye'de kullandığı 30 bin YPG'li Halep'te, her yerde Esad ile savaşan Araplara saldırıyor. Bizde ve Arap ülkelerinde 7-8 milyon Esad'dan kaçan Arap var. İçeride de bir o kadar Esad ile savaşan. Sen 30 bin YPG'li onları arkadan vurursan, yarın barış olduğunda ortaya ne çıkar? "ÖFKE"... Milyonlarca Arap, sokaklarda o 30 bin YPG'liyi kovalar. HDP'li başkana bunu anlattığımda gözleri faltaşı gibi açıldı. "Bunu hiç düşünmemiştik" dedi. Amerika'nın Suriye'deki Kürtleri nasıl kullandığını, asıl hedefin Rakka olduğunu söyledim. "Sürecekler terörist YPG'yiRakka'ya, CIA'nın kurduğu teröristDAEŞ ile savaştırıp öldürtecekleryarısını. Rakka düştüğünde ABDhava atacak ama siz sanıyor musunuzki, o şehir size kalacak. Bir milyonArap'ın yaşadığı şehri, 30 bin kişiile nasıl yöneteceksiniz? Öfke, sizikovalayacak sokaklarda Halep'eyaptığınız saldırılardan dolayı" diye ekledim. Başkanın kafası karıştı. "Sen tuhafama önemli şeyler söylüyorsun" dedi.
Ve finali yaptım; "Size verilen hayalleruğuruna mezarlıklarda yer alıp,çukurlara CANLARINIZI atıyorsunuz."ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü yardımcısıMark Toner da dün resmen açıkladı; "Şu da birgerçek ki, YPG'li güçler gerçekten etkili güçlerve DAEŞ'i ele geçirdiği yerlerden silmeye CANATIYORLAR." Evet can atıyorlar... Dahadoğrusu CANLARINI atıyorlar... Pinokyo'nunülkesinden gelen Samantha'nın, teröristinteröristi kırarak harita çizdiği yerlerde açılanmezar çukurlarına!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.