Kılıçdaroğlu hakkında kulislerde dolaşan 2 ihtimal
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu son olarak "Cumhuriyet iddianamesini hazırlayan savcı FETÖ'den yargılanıyor" iftirasını attı. Başsavcılık bu iddiayı çürüten bir açıklama yaptı. Son iftiranın yalanlanması kulislerde Kılıçdaroğlu'nun sürekli yanlış yönlendirildiği ya da bilerek toplumu provoke etmeye çalıştığı olarak yorumlandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yalanlarına birçok kez Meclis kürsüsünü alet etti. Grup toplantısında "Cumhuriyet iddianamesini yazanının FETÖ'den yargılanan bir savcı" olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu'nun sözleri daha kürsüden inmeden tekzip edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Açıklamada Cumhuriyet Gazetesi yöneticileri hakkındaki iddianamenin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci ve İstanbul Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba tarafından düzenlendiği belirtilerek "Ekinci ve Baba hakkında ne Cumhuriyet Başsavcılığımızca ne de HSK Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca yürütülmekte olan hiçbir soruşturma ve inceleme yok" denildi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun çelişkilerinin anlatıldığı analizi izlemek için tıklayın
İFTİRA ÇOK ÖZÜR YOK!
Son iftiranın yalanlanması kulislerde Kılıçdaroğlu'nun sürekli yanlış yönlendirildiği ya da bilerek toplumu provoke etmeye çalıştığı olarak yorumlandı.. Zira ne bu ilk algı operasyonuydu ne de son. Sadece 15 Temmuz'dan sonra ortaya attığı iddiaların birini bile kanıtlayamadı Kılıçdaroğlu...
15 Temmuz'un ardından Meclis'te "yaşadığımız olay doğrudan bir darbe girişimidir" diyen Kılıçdaroğlu Yenikapı'daki "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"nde de FETÖ'yü işaret etti: FETÖ terör örgütü ordunun içinde yuvalandı. 15 Temmuz akşamı TSK içinde yuvalanan bir çete grubu Türk demokrasisine darbe yapmak istedi"
9 ay sonra ise yeni bir söylem geliştirdi Kılıçdaroğlu. Hain darbe girişimine kontrollü diyerek yeni bir algı operasyonun fitilini ateşledi. Ancak bu da tutmadı. Her şey gün gibi ortadayken devleti hedef alan CHP Genel Başkanı elimde kanıt var dedi ama söylemini bir türlü zemine oturtamadı. Kanıt dediği lafta kaldı.
KILIÇDAROĞLU'NUN YALANLARI
Çok değil bu söylemden bir kaç hafta sonra ise bir televizyon kanalında Deniz Baykal'ın kasedi hakkında konuştu. İftirasını ortaya attı ve geri çekildi, "Erdoğan'ın kaseti izlediğini gördüm. Kendisine o kaseti izletenler Erdoğan'ı kayıt altına alıyor" dedi.
Kanıtlaması istendiğinde ise 27 Mayıs'ta avukatı aracılığıyla savcılığa gönderdiği dilekçede; videonun kim tarafından ve ne zaman izlettirildiğini "hatırlamadığını" söyledi. Yani çamur at izi kalsın stratejisini yine kendi çürüttü. Kanıt bekleyenlere "unuttum" cevabını verdi.
15 Temmuz şehitlerinin yakınlarının istedikleri takdirde askerlikten muaf tutulmasının önünü açan düzenlemeyi de 'ayrımcılık' olarak göstermek için yoğun çaba sarf etti Kılıçdaroğlu; "Şehitler arasında ayrımcılık yapmak hainliktir. PKK'ya karşı mücadele eden şehitlerin çocukları ve kardeşleri de yararlanmalı" sözleriyle dile getirdi.
Milli Savunma Bakanlığı Kılıçdaroğlu'nu yalanladı "Askerlik Kanunu'nda terörle mücadele kapsamında şehit olanların çocukları ve kardeşleri zaten zorunlu askerlikten muaftır" dedi. Mumu yine yassıya kadar yandı.
Siyaseti bulandırmak için art arda açıklamalarda bulundu Kılıçdaroğlu. ByLock'çu vekiller var dedi.
"ByLock kullanan 4 bakanı ve 60'a yakın vekili açıklayacağız, dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep edeceğiz" iddiasında bulundu.
Ardından da AK Parti içinde içinde 120-180 civarında ByLock'çu milletvekili var, açıklasınlar dedi. Aradan geçen aylarda Kılıçdaroğlu'ndan hala ses gelmedi.
"Kim darbe girişimi yaparsa o tankın önüne ilk ben çıkacağım." İşte bu sözünü de yine kendi çürüttü... 15 Temmuz darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'ndaydı. Korumalarının darbecilerle görüşmesinin ardından tanklar çekildi VIP'den Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine geçti. Kılıçdaroğlu'nun, darbe girişimini televizyondan kahve içerken izlediğine yönelik fotoğrafları pes dedirtti.
Bir programda "Siz 15 Temmuz gecesi tankın önüne neden çıkmadınız? Daha önce böyle bir demeciniz olmuştu" sorusuna Kılıçdaroğlu'nun "İyi de tank getirselerdi, nerede tank?" diye yanıt vermesi ise tarihe kazındı.