Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye

Günaydın yazarı Mevlüt TEZEL'den Beştepe notları...

Önceki gün, hakkında birçok haberler çıkan, çok tartışılan Ankara Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeydim.
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri için düzenlenen törene katıldım.
Tören öncesi Yüksel Aytuğ ile birlikte gazetemizin Ankara temsilcisi Okan Müderrisoğlu'na uğradık. Sağ olsun Müderrisoğlu, tıpkı iki yıl önce Çankaya'da düzenlenen törende olduğu gibi bize Ankara'da deplasmanda olduğumuz duygusunu yaşatmadı.
Çankaya ya da Beştepe, biz popüler kültür yazarlarının pek uğradığı bir yer değil ama Müderrisoğlu ile takıldığınızda kendinizi meclis muhabiri gibi hissediyorsunuz.
Resepsiyonda masalar arasında dolaşırken siyasi gelişmeler hakkında epeyce bilgi sahibi oluyorsunuz.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 1 Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ödül törenin düzenlendiği salonu, tören sonrası resepsiyonun verildiği kış bahçesini, ana binanın girişini, birkaç koridorunu gezme fırsatım oldu.
Diğer bölümlerin nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi değilim ama genel izlenimim şu: Hiç de çıkan haberlerde abartıldığı gibi gösterişli bir sarayla karşılaşmadım.

DEKOR VE TASARIM ÇOK SADE
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 2Törenin düzenlendiği salon, teknoloji açısından ileri ama Çankaya'ya göre daha küçük ve mütevazı. Resepsiyonun verildiği Kış Bahçesi adlı salon da Çankaya'daki resepsiyon alanı gibi çok değerli tarihi tablolar ve çeşitli sanat eserleriyle dolu bir yer değildi. Belki de bu bir eksiklik. Tabii bu fark, Çankaya'nın uzun yıllar cumhurbaşkanları kaldığı için zaman içerisinde tarihi bir yere, adeta bir müzeye dönüşmesinden kaynaklanıyor.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 3 Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yeni inşa edilmiş bir yapı olduğu için bahçe düzenlemeleri de Çankaya'daki kadar geniş ve çok çeşitli değil.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 4 Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne girerken olağanüstü bir güvenlik önlemiyle karşılaşmamak beni şaşırttı. Gerçi biz Müderrisoğlu'nun arabasıyla içeri kadar girdik. Girişte isimlerimiz kontrol edildi ve tek bir X-ray'den geçtik. Gazetecilerin çantalarının açılıp laptop'larının dışarıya çıkarıldığını görmedim.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 5 Törene katılan Daily Sabah'ın kültür sanat editörü Zeynep Esra Koca'ya da izlenimlerini sordum. O da, haberlerde abartıldığı gibi şatafatlı, gösterişli bir ortamla karşılaşmadığını, tuvaletlerin altın varaklı olmadığını, basın odasında birkaç uzun masa, bir-iki bilgisayar ve bir su sebilinin olduğunu söyledi. Dekor ve tasarımdaki sadelik, Zeynep'in de dikkatini çekmiş
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 6 Halı döşemeler, koltuklar, masalar da normal bir otelde göreceğiniz cinsten sadeydi.
Bu arada törenin düzenlendiği salonun, insanın uykusunu getirecek derecede pastel tonlarda olduğunu belirtmeliyim. Belki ışıklandırma, belki koltukların rahatlığı belki de ödül alan sanatçıların çok uzun konuşmasından olsa gerek bazı konukların hafif başlarının düştüğünü, gözlerinin kapandığını gördüm.

İKRAMLAR MÜTEVAZI
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 7Tören sonrası resepsiyonda konuklara yapılan ikramlar da Çankaya'ya göre daha mütevazıydı. Masalarda sadece kuruyemiş, meyve tabakları, dolma vs. vardı.
Çiğ köfte de vardı ve bu da halktan bir hava katıyordu masaya. Yalnız çiğ köfte zehir gibi acıydı. Garsonlar minik şişler, börekler, kanepeler dağıttılar konuklara. Çankaya'daki garsonların, protokol kurallarına harfiyen uyan, çok resmi bir havası vardı. Beştepe'de ise normal bir otelde karşılaşacağınız cinsten genç garsonlar vardı.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 8 Bence yeni bir yapı olduğu için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin Çankaya'ya göre bazı eksikleri var.
Devleti ve milleti temsil ettiği için duvarlarda tarihi tablolar ve sanat eserlerine ihtiyaç var.
Törenlerin yapıldığı salon daha büyük olmalı diye düşünüyordum, Müderisoğlu, Külliye'nin içinde yapımı devam eden binada daha büyük bir salon olacağını söyledi.

"BURASI HALKIN EVİ"
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 9Bazıları Beştepe'ye 'saray' yerine 'külliye' denmesini bir algı yönetimi olarak görüyor. Ben buna da katılmıyorum; yapımı devam eden binada yer alacak eğitim alanları, camisi ve en çok muhtarların ağırlandığı tören salonuyla Beştepe gelecek nesillere bırakılacak bir külliye gibi duruyor.
Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'u Ankara'dan daha çok seviyor ve siyaset gündeminin yoğun olmadığı zamanlarda vaktini yine İstanbul'da geçiriyor. Benim kişisel görüşüm; Cumhurbaşkanımız'ın, Beştepe'yi, yabancı konukların ağırlanacağı, törenlerin düzenleneceği, milleti, devleti temsil edecek bir yer olarak gördüğü yönünde.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 10 Cumhurbaşkanımız çok kızacak; saatler süren törenden çıktıktan sonra dayanamayıp Külliye'nin ana kapısının önünde sigara içtim, içen başka gazeteciler de vardı. Vallahi ben bir gazeteci olarak çok rahat ettiğim bir ortamla karşılaştım. Öyle Çankaya'daki insanı kasan resmi bürokratik bir hava yoktu Beştepe'de. Bazı haberlerde abartıldığı gibi bir şatafat ve görkem de yoktu. Bir gazeteci olarak çok daha lüks ve gösterişli oteller gördüm. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Burası halkın evi" diyor, eminim Beştepe'ye gelen muhtarlar da kendilerini evlerinde gibi rahat hissetmiştir.

ERDOĞAN, YAKINDAN NASIL BİR LİDER?
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 11Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde en çok dikkatimi çeken ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ödül alanlara ödüllerin veriliş gerekçelerini tek tek açıklamasıydı.
Bence bu tavır ödül alanlar için daha değerliydi, daha da gururlandılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı dinlerken gözleri dolanlar bile oldu.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 12 Erdoğan'ın ödül alanların ailelerini de fotoğraf çekimine davet etmesi çok şık, incelikli bir tavırdı. Eminim ünlü edebiyatçı Rasim Özderen ve had sanatçısı Hüseyin Kutlu'nun eşi ve çocukları, Orhan Gencebay'ın hayat arkadaşı Sevim Emre, tarihçi Mehmet Genç'in öğrencileri, rahmetli Cemil Meriç'in çocukları, torunları törende sahneye çıkarak çok mutlu ve gururlandılar. Erdoğan'ın bu incelikli tavrı aslında her başarının arkasında bir eş, bir çocuk, bir aile olduğunun mesajıydı.

GENCEBAY HAYRANI
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 13Türk halkının annesi gibi gördüğü rahmetli Adile Naşit, Kenan Evren'den ödül almıştı.
Türk halkının bir öğretmen bir baba olarak gördüğü Münir Özkul da bu onuru geç de olsa Erdoğan sayesinde yaşamış oldu. Özkul'un ödülünü alan torunu Süreyya, törenin neşe kaynağıydı. Özkul'un kızı Güner Özkul, kısa ama anlamlı bir konuşma yaptı. Özkul'a verilen ödülün toplumun her kesimini kapsayan bir ödül olduğunun altını çizdi.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 14 Ümit Meriç'in Erdoğan'a teşekkür ederken "Çağımızın Selahaddin Eyyübisi'ne en kalbi muhabbetlerimi takdim ediyorum" demesi, törenin en çok konuşulan benzetmesiydi.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 15 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Orhan Gencebay'ın bir dönem yaşadığı haksızlıklara ve önyargılara bizzat şahit olduğu açıklaması dikkat çekiciydi. Konuşmasında verdiği örneklerden de Erdoğan'ın sıkı bir Gencebay hayranı olduğu anlaşılıyordu.
Orhan Gencebay yıllardır katıldığı her toplantıda, törende, TV programlarında müzikteki telif haklarından bahseder. Hatta Gencebay'ın bazen alakasız ortamlarda telif hakları ve dijital hırsızlıktan bahsetmesi, gazeteciler arasında espri konusudur.
Gencebay ödül alırken yine telif haklarından bahsetti, tören sonrası resepsiyonda Erdoğan'ın yanına giderek yine bu konuyu açtı.

SAĞLIKLI VE ÇOK FİT
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 16Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gencebay'ı dikkatle dinleyip Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal'a sorunu çözmesi için talimat verdi. Hatta Gencebay'a "Siz katılacak isimleri belirleyin, Beştepe'de bir sofra kuralım bu konuda. Hiç vakit kaybetmeyelim" dedi.
Gencebay telif hakları davasında bu kez amacına ulaşacak gibi; bu müzik endüstrisi açısından da sevindirici bir haber.
Beştepe gösterişli saray değil, bir Külliye - 17 Resepsiyonda dikkatimi çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kuruyemişi çok sevmesiydi, hep fındık fıstık yedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tıpkı ekranda göründüğü gibi halktan bir insan.
Siyasetçi, sanatçı, gazeteci, normal vatandaş; kendisiyle konuşmak isteyen herkesi dikkatle dinledi ve danışmanlarına hemen direktiflerde bulundu.
Hayranlarıyla bol bol selfie çektirdi vs. Erdoğan gayet fit ve sağlıklı bir dış görünüşe de sahip. Konuştuğu her insanın gözlerinin içine bakıyor, karizmasını hisettiriyor, tokalaşırken karşı tarafa güç ve güven duygusu veriyor. Tam bir halk adamı, tam bir lider.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin