Clinton: Suriye'de Kürtleri silahlandırırım

Clinton: Suriye'de Kürtleri silahlandırırım

ABD'de geçtiğimiz haftalarda karşı karşıya gelen iki başkan adayı Trump ve Clinton, dün ikinci kez milyonların takip ettiği canlı yayında kozlarını paylaştı. Dikkat çeken açıklamaların yapıldığı ikinci münzarada, Türkiye'yi yakından ilgilendiren Suriye meselesine de yer verildi. Clinton, Başkan olursa, terör örgütü PYD'yi kastederek, "Suriye'deki Kürtleri silahlandırırım" dedi.

Hillary Clinton ve Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, ABD'de 8 Kasım'daki başkanlık seçimi öncesi ikinci Başkanlık Tartışması, Missouri eyaletine bağlı Saint Louis kentindeki Washington Üniversitesi'nde gerçekleşti. Tartışma öncesi, başkanlığı döneminde Bill Clinton'ın kendilerine cinsel tacizde bulunduğunu öne süren dört kadınla bir basın toplantısı düzenleyen Donald Trump, kadınları aşağılayan ve müstehcen içerikli video kaydı nedeniyle kendisine yüklenmesinden çekindiği Hillary Clinton'a gözdağı vermeye çalıştı. Clinton'a, Dışişleri Bakanlığı döneminde diplomatik içerikli e-mailleri, kişisel hesabından yolladığı ve bunları daha sonra sildirdiği için yüklenmeye çalışan Trump, 'Başkan olduğumda seni hapse attıracağım' tehdidinde bulundu. Trump, tartışmada yasal boşluklardan yararlanarak vergi kaçırdığını da itiraf etti.

ABC'den Martha Raddatz, CNN'den de Anderson Cooper'ın yönettiği Başkanlık Tartışması televizyon kanallarından canlı olarak yayınlandı. Türkiye saati ile 04:00'da başlayan programda sahneye ilk olarak Bill Clinton ile, Trump'ın eşi ve çocukları çıkarak birbirleriyle tokalaştıktan sonra yerlerine geçti. Daha sonra sahneye çıkan Donald Trump ile Hillary Clinton'ın, yalnızca selamlaştıkları ama tokalaşmadıkları dikkat çekti. Başkanlık Tartışması, adayların kararsız seçmenlerin sorularına yanıt vermeleri ile başladı. Daha sonra moderatörlerin sorularına sıra geldiğinde, Trump geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan, kendisinin kadınlara yönelik müstehcen ve aşağılayıcı sözlerini içeren video sorusuyla yüz yüze kaldı. Trump, 11 yıl önce yaşanan bu olaydan gurur duymadığını, kadınlara karşı büyük saygı duyduğunu ancak bu olay nedeniyle mahcup olduğunu söyleyerek savunmaya geçti. Video kayıtlarının 'soyunma odası muhabbeti' olduğunu savunan Trump, "Ailemden de, Amerikalılardan da özür diledim, özür dilerim. Bu video benim kim olduğumu açıklamaz" diye konuştu. Trump'ın sözü, tartışmadan önce kendisiyle birlikte basın toplantısı düzenleyen ve Bill Clinton'ın kendilerini taciz ettiklerini savunan kadınlara getirme çabalarında ise Hillary Clinton topa girmemeyi tercih etti. Trump'ın, söz konusu video ile ilgili sorular geldikçe konuyu direk olarak IŞİD, ABD'nin güvenliği, refah seviyesi gibi konulara atlatmaya çalıştığı dikkat çekti.

Hillary Clinton ise, Trump'ın ABD başkanlığı için yetersiz birisi olduğunu belirterek, "Video kendisinin kim olduğunu anlatmaz diyor ama tam olarak anlatıyor. Trump kadınları taciz eden, aşağılayan biri. Yalnızca kadınları değil, göçmenleri, Meksikalıları, Müslümanları hedef aldı aşağıladı" diye konuştu.

Clinton ve Trump, ABD Başkanı Barack Obama döneminde çıkarılan sağlık sigortası reformu konusunda da ateşli tartışmalar yaşadı. Hillary Clinton, sağlık reformu yasasının hem eksik hem de çalışan yanları olduğunu, başkan olması durumunda çalışan yanlarının korunarak eksik yanları konusunda da düzeltmeler yapacağın söyledi. Trump ise, başkan seçilmesi durumunda ObamaCare olarak bilinen yasayı bütünüyle iptal edeceğini söyledi.

Adaylar arasında tartışılan konulardan biri de kimden ne kadar vergi alınacağı oldu. Hillary Clinton, yılda 250 bin dolardan az geliri olan orta sınıf Amerikalıların vergi oranını düşürme, daha üst sınıftan da daha çok vergi alma vaadinde bulundu. Clinton, işadamı rakibi Donald Trump'ın yıllardır vergi ödemediğini, seçimler öncesinde de vergi beyannamesini açıklamaktan kaçındığını dile getirdi. Tartışmaya moderatörlük eden Anderson Cooper'ın bir sorusu üzerine ise, Donald Trump yaklaşık 20 yıldır federal hükümete vergi ödemediğini itiraf etti. Yasal boşluklardan yararlandığını, 1995'te 1 milyar dolar zarara uğradığı için vergiden muaf tutulduğunu anlatan Trump, "Clinton'ın George Soros, Warren Buffet gibi zengin bağışçıları da aynı yöntemle vergi ödemiyorlar. Clinton, onca yıldır senatörlük yaptı, yasayı niye düzeltmedi? Düzeltseydi, konuşuyor ama iş yapmıyor" diyerek Clinton'a yüklendi.

Tartışmanın dikkat çekici bir yanı da iki aday arasındaki Müslümanlara karşı yaklaşımları oldu. Donald Trump, Müslümanların şüpheli bir durum gördüklerinde polise haber vermeleri gerektiğini söyleyerek, "Müslümanlara karşı haksız bir yargı var. Ama radikal İslamcı terörü tanımak ve adını koymak gerek. Sorunu çözmeden önce adını koymak gerek. Orlando'ya bakın, San Bernardiro'ya bakın. Müslümanlardan bir şey gördüklerinde haber vermelerini istiyoruz. Ne Obama ne de Clinton radikal İslamcı terör sözünü ağızlarına almak istemiyorlar" dedi. Clinton ise buna yanıt olarak, Trump'ın Müslümanlara karşı hakaret dolu ve ayrıştırıcı bir politika izlediğini belirtti. Clinton, "Biz Müslümanlarla savaşta değiliz. Müslümanlık karşıtı söylemler DEAŞ'a eleman kazandırıyor. ABD'nin kendi içindeki ve dışındaki Müslümanlarla barışık yaşamasından yanayız" diye konuştu.

"KÜRTLERİ SİLAHLANDIRIRIM"
Suriye ve özellikle Halep'teki dramı önlemek için ne yapacakları şeklindeki soruya Clinton, daha önce olduğu gibi yine "uçuşa yasak bölge" ve "güvenli bölge" önerilerini tekrarlayarak cevap verdi.

Halep'teki saldırılardan en fazla Rusya'yı sorumlu tutan Clinton, "Amerikan askerlerinin Suriye'de savaşmasına karşı" olduğunu vurguladı. Clinton, Suriye ve Irak'ta DEAŞ'e karşı savaşan Arap'ları ve Kürt'leri ABD'nin daha fazla silahlandırması gerektiği değerlendirmesini yaptı. Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD'yi kast ederek sözlerini sürdüren Clinton, "Kürtler Irak'ta olduğu gibi Suriye'de de en iyi ortaklarımız oldu. Onlar bizim oradaki gücümüz olacaklar" şeklinde konuştu.

Aynı soruya Obama yönetiminin Suriye politikasını eleştirerek cevap veren Trump, Halep'le ilgili somut bir öneri getirmezken, "Esed, Rusya ve İran DAEŞ'e karşı savaşıyor. Bizim zayıf dış politikamız sayesinde şimdi üçü bize karşı bir araya geldi." yorumunu yaptı.

Trump'ın, kendi başkan yardımcısı adayı Mike Pence'in Suriye ile ilgili bir sözü hakkında "Buna kesinlikle katılmıyorum." demesi dikkati çekti.

EL SIKIŞMADILAR

Oldukça sert bir havada geçen canlı yayının sonunda el sıkışsalar da tartışmanın başında el sıkışmayan iki rakibin bu hareketi, Amerikan kamuoyunda ayrı bir tartışmaya neden oldu.

Başkanlık yarışında Clinton ile Trump'ı bir araya getirecek son tartışma programı, 19 Ekim Çarşamba günü Las Vegas kentinde Nevada Üniversitesinde gerçekleştirilecek.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin