Gerçek vampirler ABD’de
Giriş:
28.10.2015
00:00
Güncelleme:
28.10.2015
10:40
Araştırmacı John Edgar Browning, New Orleans’ta çeşitli yöntemlerle kan içen ‘gerçek vampirleri’ ortaya çıkardı ve “Sadece Amerika’da bunu yapan binlerce insan var” dedi.
ABD'de yayınlanan Washington Post gazetesinin haberine göre vampir ritüelleri konusunda uzmanlaşan Louisiana Üniversitesi öğretim görevlisi John Edgar Browning, gerçek vampir topluluklarına ulaştı.
Araştırmasına başlamadan önce bu vampir insanların gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi karıştırdığını ve fazla vampir romanı okuduklarını düşünen Browning işin çok daha ileri boyutlarda olduğunu fark etti. Çünkü bu insanlar Drakula özentiliğinden değil mide, baş ağrısı ve yorgunluğa sebep olan hastalıklarına iyi geldiği düşüncesiyle kan içtiklerini söyledi. "Sadece ABD'de bunu yapan binlerce insan var ve bunun bir rastlantı ya da geçici bir heves için olduğunu sanmıyorum" şeklinde konuşan Browning, kan içme ve verme olayının iki tarafın rızasıyla gerçekleştiğini söyledi. Bu sisteme göre kan vermeyi kabul eden taraf da kanı içen taraf da düzenli kan tahlilleri yaptırarak herhangi bir bulaşıcı hastalık olmadığından emin oluyor. Kan doğrudan vücuda atılan kesikten emilecekse emen kişi öncesinde ağız temizliğini de yapıyor. Taraflar bu işlemleri kişisellikten uzak bir şekilde, tıpkı ilaç içer gibi ele alıyor.
vampir
KOCASININ KANINI İÇİYOR
Araştırmaya göre kan içme ihtiyaçları genellikle ergenlik döneminde başlayan bu insanların ortak şikayetleri ise aşırı yorgunluk, baş ağrısı ve mide krampları. Zaten onları kan içmeye yönelten de bu şikayetlerden kurtulma ihtiyacı. CJ kod adlı bir vampir kadın ise bağırsaklarındaki sorunu bir bardak kan içerek tedavi ettiğini anlatırken Kinesia adında bir kadın da kan içtikten sonra vücudunun ağrılardan kurtulup zindeleştiğini, zihinsel melekelerinin de arttığını söylüyor. Kan ihtiyacını yakınlarından giderdiklerini söyleyen Kinesia iki haftada bir kendi kocasının kanını içtiğini itiraf etti.
Vatan
Araştırmasına başlamadan önce bu vampir insanların gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi karıştırdığını ve fazla vampir romanı okuduklarını düşünen Browning işin çok daha ileri boyutlarda olduğunu fark etti. Çünkü bu insanlar Drakula özentiliğinden değil mide, baş ağrısı ve yorgunluğa sebep olan hastalıklarına iyi geldiği düşüncesiyle kan içtiklerini söyledi. "Sadece ABD'de bunu yapan binlerce insan var ve bunun bir rastlantı ya da geçici bir heves için olduğunu sanmıyorum" şeklinde konuşan Browning, kan içme ve verme olayının iki tarafın rızasıyla gerçekleştiğini söyledi. Bu sisteme göre kan vermeyi kabul eden taraf da kanı içen taraf da düzenli kan tahlilleri yaptırarak herhangi bir bulaşıcı hastalık olmadığından emin oluyor. Kan doğrudan vücuda atılan kesikten emilecekse emen kişi öncesinde ağız temizliğini de yapıyor. Taraflar bu işlemleri kişisellikten uzak bir şekilde, tıpkı ilaç içer gibi ele alıyor.
vampirKOCASININ KANINI İÇİYOR
Araştırmaya göre kan içme ihtiyaçları genellikle ergenlik döneminde başlayan bu insanların ortak şikayetleri ise aşırı yorgunluk, baş ağrısı ve mide krampları. Zaten onları kan içmeye yönelten de bu şikayetlerden kurtulma ihtiyacı. CJ kod adlı bir vampir kadın ise bağırsaklarındaki sorunu bir bardak kan içerek tedavi ettiğini anlatırken Kinesia adında bir kadın da kan içtikten sonra vücudunun ağrılardan kurtulup zindeleştiğini, zihinsel melekelerinin de arttığını söylüyor. Kan ihtiyacını yakınlarından giderdiklerini söyleyen Kinesia iki haftada bir kendi kocasının kanını içtiğini itiraf etti.
Vatan
GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN