0 / 0ºC
aHaber Radyo Ziraat Türkiye Kupası

29 Temmuz 2014, Salı

Mehmet Ali Erbil: En farklı olan Sedef'ti

Başından beş evlilik geçen Mehmet Ali Erbil, Sedef Altuntaş dışındaki tüm eski eşleriyle çok iyi arkadaş kaldıklarını, hatta iki kez evlendiği Muhsine Kamiloğlu'nun hayatta kendisine her konuda destek olduğunu söylüyor: Artık onunla akraba gibi olduk. Bütün zorlukların üstünden beraber geliyoruz!

YAŞAM 25 Kasım 2012, Pazar
  • Mehmet Ali Erbil: En farklı olan Sedef'ti
canlı yayını izlemek için tıklayın
Mesleğinde 35 yılı geride bıraktı. 55 yaşında. Bugüne kadarki hayatına beş evlilik ve dört eş sığdırdı. Evliliklerinden iki kızı ve bir oğlu var. Mehmet Ali Erbil'den bahsediyorum... Jay Leno, David Letterman gibi dünyaca ünlü şovmenleri aratmayan Erbil; aynı zamanda son 10 yılda 25 milyon dolar geliri olan ve 5 milyon doların üzerinde vergi ödeyen bir sanatçı. Yani eğlence dünyasında en çok geliri olan ve vergi ödeyen isim o! Yeni bir televizyon programına başlamaya hazırlanan Mehmet Ali Erbil ile evinde bir araya geldik; eşlerini, "Var olma nedenim" dediği çocuklarını, dostlarına artık güvenmeme nedenini ve bugüne kadar hiç anlatmadığı yatırımlarını konuştuk. İşte karşınızda bilinmeyenleri ile Mehmet Ali Erbil...

DUALARLA YAŞIYORUM

Bugüne kadar dört evlilik yaptınız ve bu evliliklerden iki kızınız, bir oğlunuz oldu. Eski eşlerinize ayda 35 bin lira nafaka ödüyormuşsunuz. Her ay kendiniz ve çevreniz için en az ne kadar para kazanmalısınız?

Bunları karşılamak için ne kadar kazanmam gerekiyor diye muhasebeciye hiç sormadım. Belli bir gelirim zaten var. Ticari bir kafam yok benim. Yatırımımı gayrimenkul üzerine yapıyorum. Oradan gelen kiralar var. Çalıştığım zaman aldığım paralar oluyor. Birikimlerim var. Onlar giderleri karşılar zaten. "Çocuklarıma ne veriyormuşum?" diye bakmam hiç. Mali danışmanım hallediyor her şeyi. Allah veriyor rızkımı. Bu da çok önemli... Allah beni hastalıklardan, tehlikelerden bu şekilde koruyor. "Mehmet Ali bonkördür" diye bilinir. Sunduğum yarışmalarda da bu özelliğim ön plana çıkar. Hâlâ dua edenler var.

Her evlilikte sıfırı görüyor gibisiniz; öyle mi gerçekten? Bütün birikimleriniz eski eşlerinize gittiği için mi lüks içinde yaşayamıyorsunuz?

Tabii her evlilikte bir kilo kaybı oluyor ama yeniden toparlanıyorum. Benim için iyi oluyor. Osmanlı'nın yeniden dirilişi gibi... (Gülüyor) Her seferinde işlerime heyecanla sarılıyorum. Gelirimin hepsini eşlerime veriyorum gibi bir şey de yok. Varlıklarımın yüzde 90'ı çocuklarımın üzerinedir. Ne ben kendi egomu, ne de ayrıldığım eşlerim kendi egolarını ön plana çıkarır. Hepsinde çocuklarımızın sorumlukları ön planda gelir.

İlk eşiniz Muhsine Hanım ile sıkı dostsunuz. Madem kopamayacaktınız, neden evli kalmadınız?

Evlilik farklı bir şey. Onu beceremedik. İki kere denedik ama sonunda çok iyi dost olduk. Hatta akraba olduk. Akrabalar bile bu kadar haşır neşir değillerdir. Biz bunları aştık.

Arada fikir alışverişi yapıyor musunuz?

Her konuyu birlikte kotarırız, zorlukların üzerinden onunla geliriz. Benim yatak odamı bile o dekore eder.

Eşlerinizden ayrılık dönemizde de yanınızda oldu mu kendisi?

Hep yanımdaydı, hep destek oldu.

1.5 yıl evli kaldığınız, boşanırken 200 bin lira tazminat verip yıllık 11 bin dolar olan eğitim masraflarını üstlendiğiniz üçüncü eşiniz Sedef Altuntaş ile 2004'ten beri görüşmüyorsunuz; neden?

Demek ki yıldızlarımız uyuşmamış. Bütün eşlerim arasında Sedef en farklı olandı. Bazı şeyleri unutmadı. Belki çok sevdiği, belki çok genç olduğu için... Bazı şeylerin izleri onda çok ağır oldu. O yüzden onunla görüşemedik.

Bu evliliğinize hata der misiniz?

Hata diyemem. O bir aşk evliliğiydi. Birden birbirimize aşık olduk ve evlendik.

O istese görüşmeye devam eder misiniz?

O benim için çok özeldir. Çok gençti. Birçok şeyi benimle birlikte yaşayıp gördü.

1989-1996 yılları arasında evli kaldığınız ikinci eşiniz Nergis Kumbasar'dan Yasmin adlı bir kızınız var. En sık görüştüğünüz kişi Nergis Hanım'mış, neden?


Kafalarımız çok uyuşuyor. Mesleki anlamda da ortak noktalarımız var. Bana senaryo gelir, önce Nergis'e okuturum. Kendisi de yazıyor, çiziyor. O yüzden o konuda ona çok güvenirim. O karar verir. Ondan sonra okurum ya da okumam bile.

ASLA SÖZLEŞME YAPMAM!

Peki evlilikleriniz; kadınlara zaafınız nedeniyle mi bitiyor?


Belki bir evliliğim üçüncü bir şahıstan dolayı bitmiştir, yani bir kere başka birisine aşık olup eşimi bıraktım. Diğerlerinde öyle bir şey olmadı.

"Hep aşk evlilikleri yaptım, bu yüzden sözleşme yapmaya gerek görmedim" dediniz; sözleşme yapmadığınız için pişman mısınız?

Yine evlilik yapsam yine sözleşme yapmam. Karşındaki kişiye güvenmeyeceksen, imzayla evleneceksen ne diye evleniyorsun? O farklı bir şey; ticari anlaşma gibi... O zaman onun samimiyetinden, kendi samimiyetimden şüphe duyarım. O yüzden böyle bir şey aklımdan geçmedi ve geçemeyecek de.

AY İÇİN BİLE ÖNLEM ALIYORLAR!
Telifleriniz konusunda önlem alıyor musunuz?

Bizde sömürü sistemi var. Öyle bir anlaşma yapılıyor ki, 'Ayda bile yayınlansa telif vermeyiz' diye madde koyuluyor. Gerçek bu! Dünya bitiyor, 'Belki ayda yayınlanır, para vermeyelim' diye o maddeyi bile koyuyorlar.

HATIRI SAYILIR DERECEDE GAYRİMENKULÜM VAR
Daha önce birçok sanatçının ticari denemeleri başarısız oldu. Sizin ne gibi ticari yatırımlarınız var ve nasıl gidiyor?

Yımırta diye Stelyo (Pipis) ile birlikte açtığımız bir yer vardı, şimdi ismi değişti. Van Kahvaltı Sofrası'yla ortak olduk; bizim mekan 'Van Yımırta' oldu. Bodrum'da Mali Bar açmıştık, çok tutmuştu. Devamını getiremedik. Zor bir şey; gece sabaha kadar onun başında duracaksın. Benlik bir şey değil. Şimdilik restoran ve kafe işi iyi gidiyor.

SAAT KURMAM LAZIM
Bir gece kulübü açmayı düşünüyormuşsunuz, doğru mu?

Düşünüyoruz. XXL diye yeni bir konsept... Ben her gün gidemem tabii... Arkadaşlarımın bir mekanı var. Eğlence 3.00'ten sonra başlıyor. Ben gidiyorum, akşam 7.00'de de kalkıyorum. Açağım kulübe saat kurup gitmem lazım. Tarlabaşı, Dolapdere yeni turizm alanı ilan edildi; oralarda gece kulübüne acayip ihtiyaç var.

Hiç "Keşke yurt dışında bu işi yapsaydım, çok daha büyük paralar kazanırdım" diye düşünüyor musunuz, yoksa "Azıcık aşım kaygısız başım" mı diyorsunuz?

Türkiye koşullarında zaten iyi para kazanıyorum. Çok teklif geldi yurt dışından, hatta "Gel Türkçe yap" bile dediler. İsrail, Portekiz ve Meksika'dan... Okuldan mezun olduktan sonra öyle bir düşüncem vardı; yurt dışında sinema yapmak ve orada ünlenmek ya da mesleğimi sürdürmek gibi... Maalesef hep erteledim. İyi bir İngilizce ile Amerika'da bu işi yapayım isterdim. 'Çarkıfelek'in ilk dönemlerinde teklif geldi; "Bir-iki sene İngilizce'ni geliştir, burada yap" dediler. Ona bile cesaretim olmadı. Zaten para kazanıyordum. Belki teklifleri kabul etseydim, orada iki misli kazanacaktım ama yine de hiç düşünmedim.

MARKAYI ONORE EDERİM
Gayrımenkul zengini misiniz?

Allaha şükür. 1454... (Gülüyor) Hatırı sayılır derecede gayrimenkulüm var ama o kadar.

Kolay sponsor bulduğunuz ve bu konuda şanslı olduğunuz söyleniyor; doğru mu?

Evet, sponsoru çok kolay buluyoruz. Güvenilirlik, etkileme, izlenilme oranlarına bakıyorlar. Bir markayı aldığım zaman onu ön plana çıkartır, altını çok çizerim, onore ederim. Önemli olan para alıp programı kotarmak değil; önemli olan onlarla da birlikte bir şey çıkartabilmek. Zaten sponsorun beklentisi de markayı ön planda görmek. Ben de buna çok önem veriyorum.

Bugüne kadar 27 sinema filmi çevirdiniz, onlarca televizyon şovu yaptınız; hiçbirinden zarar ettiniz mi?

Hiç zarar riskim yoktur. (Gülüyor) Prodüksiyon şirketi ve kanal sahibi olmadığım için öyle bir riskim yok. Birkaç tane kendi yapım şirketimle iş yaptım; onlardan da zarar etmedim.

HAYATTA EN BÜYÜK GÜVENCEM ÇOCUKLARIM

Direkt ve dolaylı olarak kaç kişiye iş sağlıyorsunuz?


Kendinizi patron olarak görüyor musunuz?

Hiç öyle düşünmedim. Bu bir ekip işi. Kendimi hiçbir zaman patron olarak görmedim. Çok çalışanım var. Yaklaşık 50 kişi...

TEK LÜKSÜM KUMAR

Lüks harcamalarınız neler peki?

Lüks harcamam yok. Bir tek lüks harcamam; kumarım. Ferrari beğenirim, sürat severim ama gidip alayım gibi isteklerim olmadı. Acırım öyle verilen paraya... Evde bile banyonun elektriği yansa acırım. Giderim, açık kalmış mı diye bakarım. Saat merakım var ama yüzde 80'i hediyedir. Gidip para verip pahalı saat almam. Telefon da öyle...

Kumardan kaybettiğiniz kadar kazanıyor musunuz?

Onu eğlence olarak görüyorum. Benim oynadığım kumar, eğlence... Tam 30 senedir oynuyorum. Bir insanın 30 senedir benim oynadığım kumarla 30 kere iflas etmesi lazım. Onu çok iyi dengeleyebiliyorum artık. Çok terliyim bu konuda... (Gülüyor)

Yaşlılığınız için yatırım yapıyor musunuz?

En fazla 300-400 evim olur. Onların kiralarıyla geçinirim. (Gülüyor)

Gelecek korkunuz var mı?

Yok, çocuklarım var. En büyük güvencem onlar...

ARKADAŞLARI MA GÜV ENİMİ KAYBETTİM

En çok nerede huzur buluyorsunuz?

Evimde, çocuklarımla.

Mehmet Ali Erbil kriterleri nedir?

İşle özel hayatımda çok farklıyım. İşte çok seçiciyim. Dünyada yapılan formatları takip etmek gerekiyor. Bana uyan format, üstüme oturan elbise çok önemli. Yaptığım işlerde onu ön planda tuttum hep. Çok ağır bir bilgi yarışması insanlara ters gelebilir ama bunu yapıp kendi üzerime uydururum. 'Başkası benden önce yapmış, onunla yarışma köpürmüş' gibi endişelerim olmadı hiç. Özel hayatımda ise öncelikle çocuklarım geliyor. Onların sağlığı, mutluluğu, eğitimi benim için çok önemli. Arkadaşlıklarımda en fazla kaybettiğim şey güvenilirlik. İnsanlara çok güveniyorum. Başıma bu yüzden çok kötü şeyler geldi. Bu konuda artık daha seçici olmaya başladım.

SİNAN ÖZEDİNCİK /Sabah

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AHABER veya ahaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZİ TAKİP EDİN